page0016

Birgün Gazetesiyle Söyleşi- Köy Enstitülerinden Memleket Hastanelerine: Aydınlanma ışığının peşinde…

  BİRGÜN GAZETESİ 9 Mart 2018 Cezayirlioğlu: Köy enstitüleri ve memleket hastanelerinde kurumsal ifadesini bulan kamusal hizmet üretme anlayışını, günümüz koşullarında yeniden üretip uygulayabilirsek eğitim ve sağlıkta devasa boyutlara ulaşan sorunlarımızı çözebiliriz EDİTÖRLER: MURAT GÜLTEKİN – ONUR KILIÇ Haldun Cezayirlioğlu, Öğretmen Okulu öğrencisi iken “Köy Enstitülü” öğretmeni Turhan Uysal’ın açtığı pencereden dünyaya baktı ve 45…

tarihi-basmane-gari-tip-bayrami-etkinliklerine-ev-sahipligi-yapacak (1)

Sağlık Tarihi Sergisi Üzerine..

Tarihi Basmane Garı Tıp Bayramı Etkinliklerine Ev Sahipliği Yapacak İzmir’de 14 Mart Tıp Bayramı Haftası kapsamında söyleşi, konferans, sergi, film gösterimi ve konserler düzenlenecek. İzmir Tabip Odasının Tıp Bayramı etkinliğiyle ilgili yaptığı açıklama şöyle; 14 Mart süreci, hekimlik ve sağlık ortamına ilişkin taleplerimizin ve sorunlarımızın dile getirildiği önemli dönemlerden birisidir. İzmir Tabip Odası olarak, hekimlerin…

sağlık tarihi sergisi

İzmir’de İlk Sergiye Doğru….

Nihayet, İzmir’de ilk sergim ile buluşacağız. İzmir Tabip Odası’nın, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlediği, Sağlık Tarihi Sergisi ve Halk Konferansları etkinliklerinde, benim de “Memleket Hastaneleri ” temalı fotoğraf sergim yer alacak. 1940 -1960 yıllar arası ülkemizin çeşitli hastanelerine ait eski, tarihi, siyah/beyaz fotoğraflardan oluşan sergim ile toplamda 28’inci sergimi hayata geçirmiş olur iken, İzmir…

zambak

O’nun doğum günü!

Bu gün O’nun doğum günü. O’nu sevgiyle, saygıyla ve rahmetle anıyorum. Amacım,  şu anki hislerimi, yaşadıklarımı size yansıtmak, size duyurmak değildir asla! Ona duyara bilir miyim, ona hissettire bilir miyim, onu da  bilmiyorum. Olsun.. Bu gün O’nun doğum günü.  Doğduğu gün… Zambaklar içinde uyusun..

Mart 2018

Nostalji Takvimi: 2018 Mart

Mart. Söylenişi kadar sert aslında. Kış mı, bahar mı? Bilemezsiniz asla. Kapalı kutudur. Yalnızdır. Dostu yoktur. Hırçınlığı da ondandır zaten. Mart. Bilindiği gibidir, her dem. Güvenilmez. Bilinmez. Sırt verilir de dayanılmaz. Kıskançlığı da ondandır zaten. Mart. Hissizdir. Duygusuzdur. Şensiz, mutsuzdur. Gülmez, güldürmez. Kabalığı da ondandır zaten. Mart. Acımasız, kalpsizdir. Duygusuz, sorumsuzdur. Acı verir, mutsuz eder.…

İzmir life

Yazılara dönmeliyim !

Hayatımın en kolay, en değerli ve en zevkli işiydi, yazmak. Doyasıya, özgürce, delicesine. Kaçmadan, bıkmadan.Hele bir de, bildiğim, sevdiğim bir şey üstüne idiyse, doyulmaz olur, her aşaması başka bir tada bürünürdü. Yaşardım, yazarken.. Ya da yazarken, yaşardım. Yaşamak, eş değerliydi adeta benim için yazmakla! Sonra ne oldu bilemedim. Önce, entelektüel tembellik diye bir sıfatın içine…

TUNUS TAKVİMİ

Nostalji Takvimi: Şubat 2018

Aylardan Şubat. Ayların en küçüğü, güzelliklerin en küçüğü. Ayların en yorgunu, güzelliklerin de. En az doğum yapılan ay. En az evlenilen ay.Her zaman, her yerde en büyük tatil ayı.Kıdem ayı.Kader ayı. Sergi ayı, şölen ayı. Tarlaların, toprakların devşirme ayı. Güzellerin gizlenme ayı, nazlıların saklanma ayı.Çiğdemlerin uyanma ayı.Ah o nergisler.. İzmir’in nergisleri bir de. İşte tam…

anamla2

Yuvamdayım!

Yine anamın yanındayım. Baba ocağındayım. Evimdeyim. Çocukluğumda tarçın, karanfil, gül kokan yuvamdayım. Geç kalan Yeni Yıl kutlaması için geldiğim Demirci’de,bu kokularla harmanım.

gül haldun

Yıl Yeni mi?

Yıl yeni mi? Bilmiyoruz, yıl yeni mi? Yeni bir yıl mı? Yoksa her şey eskisi gibi sürüp gidecek mi? Huzursuz ve mutsuzluk genlerimizde yer bulacak mı? Soğuğun içine karışmış, hatta onunla yeni bir güç bulmuş umutsuzluk ne yapacak? Kaldırımların kalabalıklığı, yolların akmazlığı, sokakların karanlıkları ne olacak? Yerlere tükürmenin, çöpünü ağaç diplerine sokmanın özgürlüğü, hükümranlığını ilan…

Ankara makarna takvim

Nostalji Takvimi: Ocak 2018

İşte bir ay daha. Üstelik beraberinde yepyeni bir yıl da var. Topunu dürüp gönderdiğimiz nice yıllardan biri oldu, geri dönüp bakınca 2017. Oysa nasıl üstümüze üstümüze gelip korkutmuştu bizi. Nasıl saldırmıştı üzerimize üzerimize. Nasıl da yaman, nasıl cevvaldi hatırlayana. Hatırlayana öyle idi elbet. Şimdi hatırlayanı hiç olmayacak onun. Bir kara delikte saklanacak duracak utancından, kahrından…