Hayatımdaki Öğretmenler


Sinemada beraberdik onlarla, köylere, sergilere gittik peşlerinden. Gezilere, seyahatlere gittik. Şehir turları yaptık, şehirler tanıdık.Üzüntümüzde onların omuzlarına yaslandık, sevincimizi ilk onlarla paylaştık.

Kimimizi şair etti onlar, kimimizi şiir gibi yazdılar.Boyadılar bizi, renk verdiler. Türkülerimizi söylediler. Her yerdeydiler, her şeydiler.

Yaz tatili bitsin istedik, onlara tez kavuşmak adına. Hafta sonları tatilinden kaçtık; tek onların yanında olma adına. O kadar çok sevdik ki onları, o kadar çok.

Bilemedik, annemizmiydiler, babamızdıydılar, yoksa kardeşimiz, bacımız mıydılar? Bilemedik.

Bilemedik ; hayatımız mı onlar dı, yoksa, onlar gerçekten birer hayatmıydı?

Erdinç öğretmen ile başladı hayatımız, sonra kimler girdi bu sevgi bağına, bilseniz kimler! Hikmet öğretmenler, Hasan öğretmenler, Mustafa öğretmenler..

Adım adım büyüdü sevgi bağımız, Sema öğretmen, Hacer öğretmen, Işıl öğretmen. Sonra Fikri öğretmen, Ömer öğretmen, Zekerriya öğretmen, Turhan öğretmen..

Büyüdü gitti hayatımız, Emin Öğretmenler, Mümtaz öğretmenler, Sina öğretmenler, Bahri öğretmenler, Sami öğretmenler.

Hayatımıza o kadar çok girdiler, hayatımıza o kadar renk verdiler ki!  Her yerdeydiler. Herşeydiler. Köy gibi sade, kent gibi sesliydiler. Ses verdiler, ses oldular. Söz verdiler, söz oldular.

Durmadı hayat hiç;  Mustafa öğretmen, Zeliha öğretmen, Mahmut öğretmen. Ve Kebire öğretmen. Daha nicesi, daha yüzlercesi.

Evet her yerdeydiler..Toprak gibiydiler bereketli, su gibiydiler can verici. Güneş idiler karanlığa, ay ışığı oldular geceye. Gün gibiydiler, şafaktılar.

Evet, şafak oldular herbiri, yurdun heryanında. Demirci’de, Ankara’da, Gaziantep’te,Rize’de, Van’da.

Onlar, bizim hayattaki öğretmenlerimizdi. Onlar, bizim hayatımıza giren öğretmenlerdi. Onlar, bizim hayatımız, onlar bizim canlarımızdı.

Onlar, herşeyimizdi.

O şafakları özlüyor, şükranla anıyorum.