24 Kasım Öğretmenler Günü


Öğretmen, çocuklarını alıp şöyle bir uzanabilseydi kırlık alanlara, yeşilliklere. Ellerini uzatsaydılar bütün çocuklar, yeni filizlenen çiçeklere. Koklasaydılar gülleri, çiçekleri. Kendilerini görseydiler!

Ağaçların dallarına çıkıp sarksaydılar bir bir. Çayırlarda yuvarlanıp, küçük şelalelerde ıslansaydılar.

Üstleri başları çim olsa, çimen koksaydılar. Yürüseler çayırlarda, oyun oynasalar, maniler söyleyip, ateş yaksalar!

Güreşe tutuşsaydı bir bir erkek çocuklar. Kızlar ise hemen  örgülerini-işlerini açsalardı.

Yakın bir köye uğrayıp, açlıklarını mis gibi kokan odun ateşinde pişen peynirli bazlamalarla giderseydiler. Ayran içselerdi, kuzulardan saklanan sütlerden yapılan.

Güneş, gün boyu onlara eşlik edip, içlerini ısıtsaydı.Saatler yavaş ilerlese, gün uzasaydı.

Bütün eller birbirini tutup halaylar çekilse, türküler söylenseydi hep beraber.

Günün son çağrısı bir çeşme başında toplanmak ve hep beraber marşlar söyleyerek evlere dönmek olsaydı. Yol boyu annelere götürülecek, öğretmenlere verilecek çiçekler toplansaydı.  

Ne olurdu?

Bir tohumdan bir çiçeğe uzanan harika yol öğrenilir, bir çocuktan bir ışığa giden gizli yol büyütülürdü!

Çiçekler açar, çocuklar büyürdü.

Öğretmenler, çocuklarda çiçek açardı.

Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun!