Dünden Bugüne Taşıdıklarımız Sergisi

odtu-sergihc1ODTÜ Mezunlar Derneği Koleksiyon Kulübü tarafından düzenlenen, ” Dünden Bugüne Taşıdıklarımız” temalı  karma sergiye, ” Memleket Hastaneleri” konulu fotoğraf koleksiyonumuzla iştirak ettik.

Ankara Çankaya Belediyesi  Çağdaş Sanatlar Merkezinde düzenlenen karma sergiye 22 koleksiyoner arkadaşım daha eşlik etti. Gerçekten de serginin adına çok uygun şekilde, bizlerin sahip çıkmadığı anda yok olup gidecek nice, obje, efemera, fotoğraf, eşya ve resim günümüze aktarılmış oldu. Taşınmış oldu.

odtu-sergihc2ODTÜ’lü olmamama rağmen çeşitli sergilerinde yer aldığım, beni davet ederek, kendileriyle çalışmaktan zevk aldığım, değerli koleksiyoner arkadaşlarıma çok şey borçluyum. Başta kulüp başkanımız Şaner ALAP ve  Bülent YILMAZER olmak üzerine hepsine çok teşekkür ediyorum. Üstelik bu kez sergimin hiç bir aşamasında bulunamadım ve yardım edemedim. Benim sergimin düzenini ve yerleşimini dahi her biri çabalarıyla gerçekleştirdiler.

ODTÜ’lü öğrencilerin de bu aşamada büyük katkıları olduğunu ve özellikle de benim sergimin düzeni esnasında büyü çabalar harcadıklarını biliyorum. Her birine binlerce teşekkür.

odtusergihc3Açılışı 17 Kasım 2016 tarihinde yapılan ve yaklaşık 13 gün açık kalacak  ” Dünden Bugüne Taşıdıklarımız” temalı sergi, bir çok insanımız için hayret verici nidalara sebep olacak iken, bir çok insanımız ( özellikle de çocuklarımız)  için de bilgi verici mırıldanmalara eşlik edecektir.

Benim için de yeni bir serginin ötesinde, 25’inci sergim olarak önemli  bir kilometre taşını geçmiş olmama vesile olacaktır. Belki de Ankara’daki son sergim olarak da başka bir vasıf üstlenecektir. Kim bilir?

odtusergihc5

odtusergihc4

25’inci Sergim!

odtu-sergiAz değil, 25’inci sergimi gerçekleştiriyorum.  Ya karma  bir sergiye iştirak,  ya bir arkadaşımla ortak, ya da şahsi çabalarımla ortaya çıkan sergilerimin sayısı 25’i buluyor.

Ankara Şehir Anıt ve Heykelleri, Köy Enstitüleri, Memleket Hastaneleri, Cumhuriyet Bayramı, 10 Kasım  Atatürk, Cumhuriyet ve Ankara ana temalarından oluşan  bu sergilerde koleksiyonuma ait çok sayıda kitap, fotoğraf, takvim, afiş ve efemeralarım görücüye çıktı.

Ankara, Kastamonu, Eskişehir, Antalya ve İstanbul’da çeşitli mekan ve tarihlerde  yer alan sergilerimden  bir yenisi de, 17 Kasım 2016 Tarihinde  yine Ankara’da gerçekleşecek. ODTÜ Mezunlar Derneği Koleksiyon Kulübü’nün hazırladığı karma sergiye, Memleket Hastaneleri temalı, 1940 ve 1950’li yıllara ait siyah/beyaz fotoğraflarımla iştirak edeceğim.

Gururlanacağım; 25’i bulan sergilerimle, 25’li yılların  yılların o sembolik gümüşüne sarılacağım!

Bilmiyorum, koleksiyonlarımı sergilemede sıra İzmir’e gelecek mi? Sayı 50’leri bulacak mı?

kesergi

ataturkunankarayagelisi-1

 

Davetiye_HC_02

ZZZZZZZ2

sergi davetiyesi sağlık

17 NİSAN ETKİNLİĞİ

PICT0031

ankara kale festivali Resim1

2007_12_14_334266

Ankara Şehir Anıt ve Heykelleri Sergi Katalogu

MemleketHastanelerinden 03.jpp

Kebire Alpak Sergide

Kebire Alpak Sergide

Türkiyede köy enstitüleri

cumhuriyet sergi

Sergi defteri

Yıl 1950- 55 arası. Urfa Memleket Hastanesi. Yeni Doğum, İlk Nefes

Yıl 1950- 55 arası. Urfa Memleket Hastanesi. Yeni Doğum, İlk Nefes

Haldun Cezayirlioğlu Zafer Anıtı'nın Hikayesi

Hastane

Karsd Devlet Hastanesi

Cumhuriyet’in 1000 Kitabı Sergisi Üzerine

Bugün ” Cumhuriyetimizin ve Günümüzün Heykelleriyle Ankara” adlı Fotoğraf Sergimizin açılışı vardı. Daha önce yazıp belirttiğimiz gibi, bir kaç kez  açmış olduğumuz  Ankara Şehir Anıt ve Heykelleri temalı sergilerimizin farklı bir konsept içinde sergilenmesinden ibaretti. Eş-dostun katılımıyla sade bir açılış yapıp, Ankaralıların izlemelerine 10 gün süreyle açmış bulunuyoruz.

Ama sergi açılışında başka bir sergi oluşumundan bahsetmek ve gündeme bunu taşımak nasıl bir duygudur? İşte bu duyguyu tattık o esnada. Açılışı 10 dakika önce gerçekleşmiş bir sergiyi, başka bir köşeye koyup, yeni ufuklara yol açmak, nasıl bir şeydir onu yaşadık.

Değerli dostlarımız ve koleksiyonerler ile biraraya gelip de bundan daha iyi bir konu  bulunamazdı ki?

Aylar önce gündeme getirdiğimiz, mümkün olabilseydi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gününde açılışını yapacağımız, ancak sponsor bulamayışımız sebebiyle  gerçekleştiremediğimiz Cumhuriyet’in 100 Kitabı adlı sergi projemiz,ciddi bir şekilde tartışıldı. Herkesin yapılmasında hemfikir olduğu projenin ilk sağlam temelleri atıldı adeta.

Umuyoruz önümüzdeki hafta yapılacak çalışmalar, bu işin yolunu açacak. Sponsor bulma gayretlerimiz nihayet bulacak.

Heyecanımız, açılan serginin heyecanı değildi. Heyacanımız, açacağımız bir olası serginin heyecanıydı.İnanın çok heyecanlıydık. Üstelik bu kez heyecanımız bitecek gibi de değil.

Cumhuriyetin ve Günümüzün Heykelleriyle Ankara

Yeni bir sergi sürecinin başındayız henüz. Uzun zamandır benim vakitsizliklerim sebebiyle ara vermek zorunda kaldığım sergiler, yeniden birbiri ardına dizilmeye başladılar.

Öncelikle geçen dönem  için söz verip, açıklamaya çalıştığım sebebler nedeniyle  açamadığım,ertelemek zorunda kaldığım,  “Köy Enstitüleri Kitap ve Efemera Sergim”  ile ” Memleket Hastaneleri, Hastaları, Doktorları ve Hemşireleri”  adlı fotoğraf sergim dolayısıyla, ilgili kuruluşlardan özür dilerim.

Şimdi ise  sessiz kalındığını üzülerek gözlemlediğim 13 Ekim 2011 Ankara’nın Başkent Oluşunun 88. Yılı sene-i devriyesinden sonra, 29 Ekim 2011’e uzanan bir sene-i devriyeye hazırlanmaktayım.

Sanatçı dostum Dr. Umut Erhan ile birlikte daha önce 3 ayrı zeminde açtığımız ” Ankara Şehir Anıt ve Heykelleri” adlı fotoğraf sergimizi, bu kez ayrı bir tema da açmaya hazırlanmaktayız.

“Cumhuriyetin ve Günümüzün Heykelleriyle Ankara” adını verdiğimiz Fotoğraf Sergisi, 29 Ekim 2011 Cumartesi Günü Ankara’da  açılacak.

Çalışmalarını sürdürdüğümüz bu serginin açılış mekan ve saat bilgilerini, ev sahibi kuruluşun henüz devam eden hazırlıkları sebebiyle  daha sonra açıklayabileceğimizi sanıyorum. 

Bu sergi sürecinin ardından, yine bir İstanbul Sergi maratonu başlayacak görünmektedir. Sanırım koleksiyonculuk hayatımın en profesyonel sergisine iştirak ederek, kendim adına yeni bir miladı başlatmış olacağım.

Çalışmalarını yaklaşık 2 ay önceden başlattığımız ve önümüzde yaklaşık 5 ayın daha bulunduğu bu süreç, ilerideki çalışmalarıma da yön verecek gibi görünmektedir.

Dedik ya; her sessizlik, bir çağırandır.

Çağıranımızı bulmaya hazırız.

Cumhuriyet’in 1000 Kitabı

ANKARA’DA,  “CUMHURİYET’İN 1000 KİTABI” SERGİSİ

 ( HABERAKİS’teki yazılarımdan) 

Ankaralı kitapsever ve koleksiyoncular yeni ve büyük bir serüvene doğru yol almak üzereler. Önlerinde kocaman bir proje var: Cumhuriyet’in 1000 Kitabı adlı  bir Kitap Sergisini gerçekleştirmek.

 Cumhuriyet’in 88’inci Yılı Kutlamalarına, hazırlayacakları bu Sergi ile iştirak etmek, çabalarını, çalışmalarını ve beğenilerini bu sergi ile göstermek istiyorlar.

 Ancak, hazırlanacak Sergi’nin boyutu hiç de öyle tahmin edilebilecek kadar basit ve kolay  değil. Herşeyden önce Cumhuriyet Bayramlarının ne anlama geldiğini ve bu anlamın ilk günkü tazeliği içinde korunması gerektiğinin bilincindeler, sonra da böyle bir günde, baştacı ettikleri kitaplar ile bu kutlamalara hiç bir şekilde bir halel getirmemenin kaygısını taşımaktalar. Titiz ve dikkatli çalışmak zorundalar.

 Diğer yandan, “Niçin Kitap?” sorusunun  cevabını vermeliler.

Niçin kitap?

 İncelenip, araştırıldığında görülecektir ki, Cumhuriyet’in kurucu kadroları ve dönemin siyasetçilerinin yanında, Cumhuriyet’in en büyük diğer destekçileri yazarlar, gazeteciler ve sanatçılar olmuştur. Yazılarıyla, haberleriyle, roman, hikaye, anı ve makaleleriyle Cumhuriyet’e ve onun kurucularına büyük bir güç ve destek vermişlerdir. O dönemin hatıralarını bulup, okuduğunuzda göreceksiniz ki, nasıl bir heyecan ve şevkle Cumhuriyet’e sarılmışlar, nasıl bir coşku ve sevinçle duygularını paylaşmışlardır.

 Bu yönüyle Cumhuriyet’in kutlama ve şenliklerine bir kitap sergisiyle iştirak etmekten  daha doğal bir şey olamaz.

 Muhakkak ki, bu tercihin belirlenmesinde, “Kitap” üzerine Ülke gündemimizde yer alan bazı menfi olayların yaşanmış olması da etkili olmuş olabilir pekala. Ama Kitap,  tarih boyunca maruz kaldığı  “menfi” gelişimler sonrası değil, çağlar boyu insanlara yaşattığı üzere  ufuk açıcı, yol gösterici  nitelikleriyle, insan tarihini etkilemiş, etkileri belleklere kazınmıştır.

 Kitap üzerine arzu edilmeyen bazı durumlar ise , kitap’ın insan oğlu üzerindeki hayatiyetini asla kaybettireremeyecektir.Kaybettirmemelidir de.

 Cumhuriyetimizi 88. Yıl Kutlamalarını, “Kitap” üzerine kurgulamayı amaçlayan  Ankara’lı kitapsever ve koleksiyonerlerin, 29 Ekim 2011 Tarihinde 88. Yılını idrak edeceğimiz Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına, CUMHURİYET’İN 1000 KİTABI adlı Kitap Sergisi ile katılmak istemelerini çok anlamlı ve yerinde bir çalışma olarak değerlendirmek gerekmektedir.

 Serginin, Cumhuriyet Tarihimizin Kronolojisi içinde,  Cumhuriyet’in ilanı tarihinden günümüze kadar yayınlanmış kitaplar arasında yapılan bir seçme sonucunda, 1000 tane kitaptan oluşması öngörülmektedir. Tahmin edebildiğiniz gibi bu 1000 kitap, herhangi bir kitap olmayacak , belli  kriterler  içerisinde seçilmiş, 1000 eser olacaktır. Cumhuriyet hayatımıza can vermiş, onun fikirleriyle can bulmuş , ona can ve değer katmış 1000 eserin, bu sergi kanalıyla sergilenmesi düşünülmektedir.

 Görüleceği üzere çok titiz ve hassas bir ön çalışmayı gerektiren bu Sergi’nin,  ayrıca bir de kataloğunun yayınlanmasına çalışılacaktır. Gelecek kuşaklara iz bırakmanın bir hüviyeti olarak adlandırılabilecek bu sergi, katalog çalışmasıyla da ayrıca başka bir mirasa daha sahip olabilecektir.

 Cumhuriyet tarihinin kronolojik sürecini, kitaplar ile takip etmenin heyecanını, izleyicilerine yaşatacak olan sergi, kullanılacak materyalin tarihiliğine istinaden ülkemizde gerçekleştirilecek “en büyük sivil sergi organizasyonu” olma başarısını da göstermiş olacaktır.

 Henüz sergi oluşumunun ilk değerlendirmeleri içinde çalışan ve realize etme çabalarını araştıran Ankaralı kitapsever ve koleksiyoncularının en büyük sıkıntılarını ise, sergi masraflarını karşılayacak bir sponsor arayışları oluşturmaktadır. Düşünüldüğünde 1923 yılından günümüze ulaşan bir süreçte, sergilenmesi öngörülen kitapların temini, emanet olarak alınıp sergilenmesi, olmayanların tedariki gibi maddi boyutu çok olan bir çaba söz konusu olmaktadır.Zaten bu çaba sonucunda, koleksiyonerlerin, gönüllülerin, sahafların ve kütüphanelerin elindeki kitaplar, kısa bir süre için de olsa bir araya gelme, sergilenme imkanı bulabilecektir. Bu imkan da bizlere, Muslihiddin Adil Taylan’ın, Cumhuriyet’in ilanından sonra yayınlanmış ilk kitaplardan biri olan, 1923 baskı  “Malumat-ı Ahlakiye ve Medenniye” adlı kitabını bizlerle buluşturacaktır.  Habib adem Pelister’in  yine 1923 baskı “ Ankara ve Avrupa Siyaseti” adlı kitabını  bizlere tanıtacaktır.

 Peki, Harf Devrimi sonrası yayınlanan ilk Latin harfli kitabımız olan, Tevfik Fikret’in “ Tarihi Kadim Doksanbeşe Doğru” adlı kitabının Hasan Ali Yücel rehberliğinde yeni baskısını görmek sizi hiç heyecanlandırmayacak mı?

 Ya, Mustafa Kemal’in “Nutuk”unun  1927 yılı ilk baskısını görmek? Nutuk’un, Osmanlıca olduğunu, olabildiğini çocuklarımıza göstermek! Ne yazık ki, hala insanlarımız arasında Nutuk’un Osmanlıca olduğunu duyduğunda ve gördüğünde şaşırıp kalan, “olamaz!” nidaları atanlar var!

 Ya da 1930 baskılı  “Vatandaş İçin Medeni Bilgiler” adlı kitabın altında yalnızca “Afet” yazdığında, bunun Afet İnan olduğunu bilmeyenler!

 Bu yönüyle “Cumhuriyet’in 1000 Kitabı” adlı Kitap Sergisi, kronolojik bir süreç içinde, bizlere Harf Devrimini, Soyadı Kanunu’nun kabulü gibi, bugün unutulmuş gitmiş bazı kazanımlar dahilinde, Cumhuriyet Tarihi’nin de yeniden açılmasına bir imkan oluşturacaktır.

 İşte belki de sırf bu yüzden, “Cumhuriyet’in 1000 Kitabı” adlı Kitap Sergisi can ve hayat bulmalı, mutlaka gerçekleşmelidir. Bunun için de Cumhuriyet’ten güç almış tüm vatandaşlar bu sergiye maddi ve manevi katkılarıyla destek olmalıdır.