Eski Ankara Karlar Altında

Eski Ankara Karlar Altında

Eski Ankara Karlar Altında Muhtemeldir ki, 1950 Yılının Aralık Ayına ait “ Coğrafya Dünyası” adlı  aylık mecmuayı sırf bu Ankara fotoğrafı için almış ve saklamış olmalıyım. Gerçi haksızlığa gerek yok, mecmuanın içinde yer alan diğer yazıların yanında, özellikle Hasankeyf’e ait bir yazı var ki, şimdiye değin okuduğum en güzel Hasankeyf yazısıdır.Bu dört sayfalık yazıyı ilerde…

Van

Bir yaz mevsimi 1o gün boyunca işsiz- güçsüz kalıp doyasıya gezdiğim bir kentti Van. Sabahın erken saatlerinden akşamın karanlığına dek kayıtsız-kuyutsuz dolaştığım kent. Van’a gelişim Ağrı’dan olduğu için Erciş üzerinden gelmiş ve ilk gözüme çarpan da; yolun hemen sağında tabelasını gördüğüm ” İsmail Hakkı Tonguç İlk Öğretim Okulu” olmuştu. Çok arzulamıştım ilk günden itibaren o Okulu…

ankara amblemi

Ankara’nın Amblemi

ANKARA’NIN AMBLEMİ Milli Mücadele sürecinin önemli bir miladıdır; Ankara’nın Başkent oluşu ve Devlet Merkezi olarak ilan edilmesi. Kısaca hatırlanacak olur ise ;Yurdumuz düşmanlardan kurtulduktan sonra 13 Ekim 1923 günü İsmet Paşa ve dört arkadaşı Ankara’nın başkent olması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yasa önerisi verirler. Öneri Mecliste oylanır, kabul edilir. Böylece Ankara yeni Türkiye Devleti’nin…

Demirci kazası

Şakir KESEBİR ve DEMİRCİ Kazası

  “Kurnaz bir maliyeci olduğu kadar, aynı zamanda çok vukuflu bir iktisatçı” olarak nitelenen Şakir Kesebir,  İktisat Vekili Rahmi beyin istifası üzerine 29 Mayıs 1929 Yılında İktisat Vekilliğine atanır.Cumhuriyet Döneminin kısa dönem görev almış bakanlarımızdandır. Bakanlık görevini üstlenmesiyle birlikte, Ülkenin durumunun ortaya konması adına ihdas edilen  Ali İktisat Meclisinin Haziran 1929 Yılında yaptığı toplantıda, gelecek…

29_ankaragari

Ankara’nın Ruhu

 Haber Akis’teki yazılarımdan) ANKARA’NIN RUHU  Ankara’nın tarihine ve yaşanmışına ait yazılarımız süreceğe benziyor. Bu kez de 28 Temmuz 1939 Tarihli bir Mecmuada yer alan  Refik Ahmet SEVENGİL’in yazısını naklediyorum. Tamı tamına 73 yıl önce kaleme alınmış yazıyı okumak insana başka bir heyecan veriyor. Sonra da bazı tesbitlere şaşmamak mümkün olmuyor. H.C  “ Ankara’nın ve bütün…

DIGITAL IMAGE

Simav-2

Simav yazım üzerine eş-dosttan aldığım bir kaç telefon, unutulanları da hatırlattı. Ne var ki eleme ve kedere düşmüş Simavlıların bu zamanlarında bu hatıralar ile eskiyi anmak pek hoş olmayacak. Gerçi her şey geride kaldı, bugün bambaşka bir dünyadayız. Ne eski anıların üzerine hayatımızı değiştirebiliriz şimdi, ne de buna gerek var. Simav, bu gün Demirci’nin eli…

Simav1

SİMAV

SİMAV  Hiç Simav üzerine bir yazı yazabileceğim aklıma gelmezdi. Nereden nereye? Bu küçücük kasabanın bir yazarı olacağını düşünemezdim kendimi. Öyle değil mi, henüz daha Demirci’yi yazamamışken nasıl Simav yazılıdır ki? Ama gün Simav günü, Simav ile ilgili anılarımın depreştiği  gün. Hele ki şu deprem yalnızca toprağı ve üzerindekileri değil, hafızlarımızın da silkelenmesine sebep olunca!  Çocukluğumun…

1923 te ankara

Ankara, 1923

HABER AKİS’teki yazılarımdan: Haldun CEZAYİRLİOĞLU Ankara’nın geçmiş yıllarına ait olay ve yaşanmışlarını sizlerle bir kaç yazımda paylaşmış, bu konuda çeşitli eleştiri ve yorumlar almıştım. İlgi gördüğüne inandığımız bu yazı dizininin bu kezki konuğu, Milli Mücadele Döneminin yazarlarından biri. Bu konuda bir hayli yayına imza atmış bir üstad. Feridun Kandemir’in 1934 yılında bir Mecmuada yayınlanan yazısını…

Ankara Dergisi Yeni

Ankara Dergisi

( Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yayınladığı Ankara Dergisi için yazılan bir tanıtım yazısından alıntı) Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yayımlanan ve her sayısı farklı bir temada hazırlanan Ankara dergisinin Temmuz ayında çıkan 67. sayısı tamamen Ankara yazılarına ayrıldı. Ankara adının kökeninden Ankara’nın kardeş kentlerine, başkentimizin tarihinden, gezilecek görülecek yerlerine, öncü kültür sanat kurumlarından festivallerine,…

Erguvan

Haber Akis’teki yazılarımdan: Ankara’da Bahar

ANKARA’DA BAHAR  Yavaş yavaş uyanacak toprak. Sessiz sessiz, sakin sakin. Kimse görüp uyandı demeyecek, diyemeyecek. Adı, “Aaa uyanmış, bak  bu toprak !” olacak.  Toprak harman olacak bellerle, küreklerle, ortalık toprak kokacak.  Sonra yavaş yavaş uyanacak ağaçlar, dallar, çiçekler, sessiz, sakin uyanacak. Kimse güller açıyor bak demeyecek, diyemeyecek. Bir sabah kalktığında “ Aaa açmış bu güller,…