Köy Enstitülü Nail Çağlayan Öğretmeni Kaybettik!

IMG_2585IMG_2629

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cennet yasta! Bu gün bir koca çınarı daha kaybettik!

Çok değil, 5 ay önce Eylül Ayında Dikili’deki evinde kendisini ziyaret ederek, elini öpüp, sohbet ettiğim, Kızılçullu Köy Enstitüsü 1944 yılı Mezunu Nail Çağlayan öğretmenimizi kaybettik.

Uzunca bir sohbetti o gün, ne biz kolayca ayrılabilmiştik, ne de kendisi izin vermişti ayrılmamıza. Konuşmak istiyordu, anlatmak istiyordu, bildirmek istiyordu.

Hala öğretmek istiyordu. Öğrendim de; o her konuşmasında, kadınlara “ Ana” diyordu, ana diye hitap ediyordu. Onlar yücedir diyordu.

O’nu saygıyla anacağım. O’nu hep arayacağım!

Yeni Yıl Yazısı 2019

Yıllar bizim meyvelerimiz aslında. Hemen hemen 10 yılda  bir meyve veren bir ağaç gibi ömrümüz. Nasıl kızabilirim ki, yıllar geçiyor, ömür bitiyor diye?

Nasıl sevmem o meyveleri?

Tadından yenmeyen ilk meyve değil miydi Ahmet Birim?

Peşinden gelmedi mi allı-pullu Şebnem39871937_496379837455339_2557842175127715840_nimiz?

Özledikçe uzanmadık mı o ömrümüzün ağacına, bir meyve bir meyve daha  diye? İşte Andaç Baran o ağacın şen bir meyvesi değil mi?

Yeni Yıllar suladıkça ömrümüzü ve ağacımızı, bereket bize nazlı  mı nazlı bir meyve vermedi mi Beste diye? Ve o ağacın en sevimli ve en özgün meyvesi  değil mi Efe?

Yıllar hep bize çalışıyor aslında. Yıllar bizim ağacı suluyor. Bize meyve taşıyor. Bizi besliyor. Onun için seviyorum geçen yılları, gelen yılları… sağ olsunlar. Var olsunlar. Daim olsunlar…