Bu sene semenim göğermedi!

son semeniBilenler bilir, yıllardır semeni göğertirim. Semeni çimlendirir, semeni yeşertirim. Son cemrenin havaya düştüğü gün olan 5 Mart Günleri, saksılarıma, buğday, çavdar ve arpa taneleri ekerim. Bir güzel sular, gözüm gibi bakarım.

Onların her günkü  devinimleri, değişiklikleri bana yaşam mücadelesi gibi gelir. Adeta onlarla büyür, yeşeririm. Can bulurum. Hayat bulurum.

Onların milim milim büyümeleri, bana dev aynasında kendimi görmem misalidir.

Sularım, çıkan çimleri ellerimle severim. Okşarım. Büyütürüm. Yol veririm.

Hayatın ufacık bir buğday tanesinde başladığına inanır,yıllardır bir kutuda sakladığım bu tanelerin yeşermesine şaşarım.

Onlar büyüdükçe, hayat bana bahar olur. Bahar hayat bulur.

Günler içindeki büyümenin hızı tutulamaz bir hale gelir.Hele Nevruz günü!

Hele günlerden 21 Mart olunca!

Adeta bilir semenim, coşar, koşar. En büyük boyunu atar. Yeni bir günü, yeni bir hayatı müjdeler.Yeni bir hayatı yaşar, yeni bir hayata koşar.

İşte bugün, o gündür; benim konuklarımı, adeta Halil İbrahim Sofrası misali bir masada buluşturduğum  andır. Semenimin masamın baş köşesinde yerinde aldığı gündür. Kırk çeşit yiyeceğimize göz attığı gündür. Bizim gibi kırklandığı gündür. Arılandığı gündür. Temizlendiği gündür. Temizlediği gündür.

Ama nafile, bu sene semenim göğermedi. Konuklarım gelmedi.Halil İbrahim  Sofrasına benzetmeye çalıştığımız masamız büyümedi. Konmadı. Serilmedi.

Yazık,  bu sene semenim göğermedi!

 

Bir Cevap Yazın