1942 Yılı Ankara Halkevi’nin Hazırladığı Konferanslar

halkev3Bir avuçiçi büyüklüğündeki broşürün söylediklerine şaşırmamak mümkün değil.Sakladıkları, gizledikleri ise çok daha ilginç ve önemlice.Öğrettikleri ise bambaşka şeyler olmalı sanırım.

zamanında kimlere neler öğretti kim bilir?

Broşür, 8,6 cm x 12,6 cm boyutlarında ve toplam 4 yaprak, yani 8 sayfadır. Göz önüne getirebilmeniz için şöyle söylemek daha mümkün: Neredeyse A4 boyutundaki  kağıdın  yarısının iki defa katlanmışı gibi. İşte o kadar küçük.Gömlek cebinize kolaylıkla girer yani.

İlk yaprağı adeta kapak sayfası hüviyetinde. “Ankara Halkevi’nin Hazırladığı Konferanslar” başlığı yazıldıktan sonra, sırasıyla aşağıdaki yazılar yer almaktadır.

Önce tek satır üzerine, ” Etnoloji ve Folklor Konusu Üzerine” yazısı, onun altında da üç satır üzerine ” 12 Konferansın Programı” ibaresi yer almaktadır.

Takip eden satırda ise, aynı zamanda yaprağın da hemen hemen ortasına isabet eden hizada da “1942 yılı” yazısı bulunmaktadır.

Nihayet sayfanın alt kısmına hizalanmış bir halde 3 satır üzerine ” Bu konferanslar Ankara Halkevi salonlarında 21.4.1942 den 1.6.1942 ye kadar devam edecektir” ifadesi yer almaktadır.

Henüz diğer sayfalara geçmeden  bile edindiğimiz bilgiler fazlasıyla çoktur. Kısaca; Ankara Halkevi muhtelif konularda  çok sayıda konferanslar hazırlamıştır / hazırlamaktadır. Diğerlerini bilmemekle  birlikte 1942 yılında hazırlanan bu  konferanslardan birinin teması, etnoloji ve folklor üzerinedir. Bu amaçla da 12 konferans sunumu olacak ve konferanslar 21 Nisan- 1 Haziran 1942 tarihleri arasında 12 ayrı oturumda Ankara Halkevi Salonlarında düzenlenecektir.

Öğrenmemiz gereken diğer detaylar ise broşürün diğer sayfalarında yer bulmaktadır

Kapak hüviyeti gören ilk sayfadan sonra yer alan sayfa boş bırakılmıştır.Diğer sayfalara ise her sayfaya  2’şer konferans olmak üzere toplam 12 konferansın detay bilgileri tek tek sıralanmış bulunmaktadır.

Sayfalarda yer alan konferaslar sırasıyla:

1inci Konferans, 21.4.1942  Salı,Saat 18 de

Etnolojik Bilgiler ve Memleketimiz, Prof. Dr. Şevket A. AKANSU, Ankara Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi Antropoloji ve Etnoloji Profesörü.

 

2 inci Konferans, 23.4. 1942 Cumartesi, saat 15 de

Türk Kavimleri, Hamit Zübeyr KOŞAY, Maarif Vekaleti Müzeler Md.

 

3 üncü Konferans 28.4.1942 Salı saat 18 de

Davar Yüzü Merasimi, A. Kudsi TECER, Talim Terbiye Azası

 

4 üncü Konferans, 4.5.1942 Pazartesi, saat 18 de

Anadolu’da Bahar Gelenekleri ( an’aneleri), Kemal GÜNGÖR, CHP Halkevleri Müfettişi

 

5 inci Konferans, 7.5.1942 Perşembe, saat 18’de

Kadınlar Arasında Halk Oyunları, Mediha BERKES, Ankara Dil ve Tarih, Coğrafya Faültesi Sosyoloji Asistanı

 

6 ıncı Konferans, 11.5.1942 Pazartesi, Saat 18 de

Türk Halk Müziği, Adnan SOYGIN (*), CHP Halkevleri Müfettişi

 

7 inci Konferans 14.5.1942 Perşembe, Saat 18 de (Projeksiyonlu)

 Türk Halk Oyunları, Halil Bedi YÖNETKEN, Gazi Terbiye Enstitüsü Öğretmenlerinden

 

8 inci Konferans, 18.5.1942 Pazartesi, Saat 18 de

Folklor, P. Naili BORATAV, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Halkedebiyatı Doçenti

 

9 uncu Konferans, 21.5.1942 Perşembe, saat 18 de

Türk Atasözleri ve Manileri, Kemal GÜNGÖR, CHP Halkevleri Müfettişi

 

10 uncu Konferans, 25.5.1942 Pazartesi, saat 18 de

Masal, Naki TEZEL, Vilayet Maiyet Memuru

 

11 inci Konferans, 28.5.1942 Perşembe, saat 18 de

Halk Hikayeleri, Pertev N. BORATAV, Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi Halkedebiyatı Doçenti

 

12 inci Konferans, 1.6.1942 Pazartesi, saat 18 de

Halk Türküleri, Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi Halkedebiyatı Asistanı

 

Evet 12 ayrı ve güzel konferans. Üstelik döneminin en ehli insanlarının sunduğu. Kim bilir ülkemizde kaç yıldır bu türlerde konferanslar düzenlenmeyeli ne kadar oldu? Kaç yıl oldu?

Küçücük bir  broşür, 1942 yılı Türkiye’sinin bir portresini ortaya koyuverdi hemencecik. Okuyan, yazan, araştıran, konuşan ve dinleyen bir Türkiye portresi. Yaşayan bir Türkiye!

Söz konusu küçücük bu broşürün bugünlere  hala anlattıkları şeyler  var görüyorsunuz. Hala anlatıyor.

Bugünlere sapasağlam kalışının hikayesi mi? Sizce nedir bu hikayenin aslı?

Bir  kitap yapraklarının arasında mı saklandı yıllarca? Ya da bir yerlerde baş köşede idiydi de şimdi ellere mi düştü?

Bir sahaf dosyasında mı saklı kaldı? Çöpteki kağıtların arasında, bir zarfın içinde miydi? Nerede?

Sizce neredeydi?

 

 

(*) Aynen böyle yazılmıştır.

Bir Cevap Yazın