İstiklal Harbinde Akıncılar Çalıştayı

Demirci Akıncıları Küçük KitapBazı şeylerin isimleri çok şey ifade eder. Bunlardan başlıcası da bilimsel nitelikli, kongre, sempozyum, panel ve çalıştay gibi organizasyonlardır. Bu tür çalışmalarda, organizasyonun adını net ve anlaşılır olarak belirlemek, hem mevzunun kolay anlaşılmasını mümkün kılar, hem de katılımcıların konularını sınırlamaya yardımcı olur.

İstiklal Harbinin, bir “hat” müdafaası değil,  bir “sath” müdafaası olduğu düşünülünce,   “ İstiklal Harbinde Akıncılar Çalıştayı”  adının çok doğru ve yerinde belirlendiğini tahmin etmekteyim.

Ama başka bir konsept ile karşımıza çıkılabilinir miydi, onu da bilmiyorum!

Bildiğim tek şey, sanayicisi, tüccarı, eğitimcisi, köylüsü, kentlisi, kadını, çocuğu biz Demircililer, çok ama çok uzun bir süredir, İstiklal Harbindeki Demirci’den hiç bahsetmedik. Bahsetmiyorduk.  Yanılıyor muyum?

Benim anılarımda bu konuyla ilgili sohbetlere şahit oluşumun en son tarihi, 70’li yılların hemen başı. Çarşıdaki caddeye,  kaptan köşkü gibi hakim bir  “kaskam” mağazasında,   epeyce hatıratı olan, birkaç büyüğümüzü dinlerken.  Belki saatlerce, belki konuya her ilgi duyuşumuzda, bir bardak çay-oralet ile ödüllendirilerek.

Dinleyen de bizler, birkaç çocuk. En büyüğümüz 15 yaşlarında, beş kuzen.

Masal gibi gelirdi anlatılanlar çoğumuza. Hatta sıkılıp kaçanımız, sohbeti olmadık bir konuya getirmeye çalışanımız da olurdu.

Hadi Çerkez Ethem  adını demeyeyim amma,  Halil Efe’yi, Parti Pehlivan’ı, Gördesli Makbule Hanım adını ilk o mekanda duydum. Ama dinlediklerimin çoğu da yok şimdi hafızamda. Üstelik bütün her şeyi dün yaşamış gibi anlatan o sohbet erbaplarının,  tüm maharetlerine rağmen. Bize bir şeyler anlatma gayretiyle çabalamalarına rağmen.  Yazık.

Gerçekten yazık olmuş.

Sonra hayat başka bir düzlemde devam edince, ilgi ve alakalarımız değişiveriyor.  Başka arayışlar başlıyor. Ancak, o çocukluk günlerinin naifliği, sadeliği, güzelliği asla hiç bitmiyor. Dinmiyor.

Yeni arayışlar başlıyordu. İlk bulunan, Türk Tarih Kurumu yayını “ Demirci Akıncıları” kitabı, peşinden de 1970 baskı bir “Demirci Akıncıları” daha. Bir süre oyalıyor. İşte o arayışların tesiriyle, olmadık bir yerde karşıma çıkıveriyor,  Nurettin Özyürek’in “ Demirci Efeleri Destanı” adlı muhteşem şiiri. Nerdeyse oratoryo derinliğinde bir müzik! Nerdeyse opera derinliğinde bir görsellik! En güzel kahramanlık hikâyelerinin dile gelişi adeta. Renk, ses, efekt, uyum ve hareket. Her şey!

Nasıl bir sevinç, nasıl bir heyecan!  Hatta heyecanıma yenik düşerek, üzerinde  çok çalışılmamış olmasına rağmen, 14-15 yaşlarındaki çocuklarla, aile ferdlerine bir gösteri niyetiyle de olsa, temsile dönüştürme gayreti.

Devam eden arayışlarımın bir başka durağı, Baki Vandemir’in, İstiklal Harbinde Demirci Akıncıları (Gerilla) adlı bir başka kitaba varınca, eksik parçalar tamamlanmış,   benim için aranan vaha bulunmuş gibi oldu. Soluklanılan, hava alınan, beslenilen, dinlenilen, yaşanılan bir vaha.

İşte o arayışların ve o çocukluk günlerinin güzelliğinin bir neticesidir,  bu Çalıştay’a sarılışım.  Bu demde yeniden bir hayat buluşum.

Sanki o çocukluğumun doyumsuz günleri geri gelebilecek gibi. Sohbet diye nitelediğim, o tarih derslerine yeniden başlanacak gibi. Hafızalar ayaklanacak, unutulanlar canlanacak gibi. Yıllarca hayıflandığım; şu anlatılanları kaydedemedik, not alamadık, yazamadık türündeki şikâyetlerim sona erecek gibi.

Demirci Kaymakamlığı ve Demirci Belediye Başkanlığı tarafından birlikte organize edilen” İstiklal Harbinde Akıncılar Çalıştayı”, benim gibi birçok insanın, birçok Demircilinin  “vaha” sını teşkil edecektir.

Nice hemşerimiz, Demircisi için konuşacak, fikrini, düşüncesini anlatacak, öngörülerini, tahminlerini dile getirecek, arzularını paylaşacaktır.

Nice bilim adamı, sanatçı, yazar, düşün adamı, siyasetçi, tüccar, esnaf, eğitimci de, ne olması, ne olmaması konusunda görüşlerini açıklayacaklardır.

Demirci,  iki gün için de olsa, şimdiye değin hiç olmamış bir kapsam ve yoğunlukta enerjisini ortaya çıkaracaktır. Kaynaklarını tespit edecek, eksikliklerini belirleyecektir.

İşte o görüşler, o düşünceler, o öneriler yeşertecek ve yeşillendirecektir, İstiklal Harbindeki Akıncıları. O kahramanları.  Akıncılar Kumandanı İbrahim Ethem Beyleri, Sarıca ovalı Hasanları ve  “beş yüz çeteyi”.

Bu yüzden önemsiyor ve milat olarak niteliyorum Çalıştayı. Demirci’nin başka bir kulvarda çıkışı olarak görüyorum. Çok geride kalmayan tarihimizle, bugünün kucaklaşması olarak niteliyorum.

Bu kucaklaşmaya da,  Çalıştaya iştirak ederek, üç ayrı başlık altında hazırladığım yaklaşık 5 sayfalık bir raporumla katkı sağlamak istiyorum.

O vaha’da yer almak istiyorum.

Bir Cevap Yazın