Akpınar Köy Enstitüsü’nden Haberler…

Akpınar KEKöy Enstitüsü öğrencilerinin, Köy Enstitüleri Dergisi’nde yayımlanmak üzere yazıp- gönderdikleri o hüzün, sevinç, ışık dolu haberlerinden alıntılar yapmak istiyorum. İlki de, Samsun Ladik- Tosya Depreminden büyük hasar görmüş ve de hemen de bu depremin ardından yazılmış satırlar. Ladik Akpınar Köy Enstitülü öğrencilerinin yazıları.

 Ağlar mısınız, güler misiniz?  H.C

******

Zelzeleden sonra bir ay kadar Enstitümüzün faaliyeti duraklamış bir halde idi. Kazada harap olan evlerle beraber, hamam da yıkılmıştı. Enstitünün de hususi hamamı olmadığı için ilk mühim iş olarak hamamı yapmak lazım geliyordu. Bütün öğrenci ve öğretmenler, gayrimuntazam yapılmış kapısız, bacasız çamaşırlıkta yıkanıyordu. Hatta bazıları hiç yıkanamıyordu. Etrafta tifüs salgını olduğu için hemen ilk olarak, zelzeleden önce temel ve duvarları yapılmış hamamı tamamlamaya giriştik.

Enstitümüzde hiç kum, kireç, taş yoktu.Karılan harç soğuktan donuyordu. Şurdan- burdan topladığımız malzemeyle hamamın çatısı, bacası, sıva, beton, şap, kazan ve su boruları tesisatı bitirildi. Şimdi içerisinde rahat rahat yıkanıyoruz.

Bayrağımızı selamlayacak münasip bir yerimiz olmadığı için lüzumlu görülen ve Enstitümüzün yeni kuruluşu manasında yine ekiplerin yardımı ile bir şeref kapısı yapıldı.

Beş beygir kuvvetinde bir elektrik motoru alındı. Dinamosu (220) woltluktur. Yine Akçadağ Köy Enstitüsünden beş beygir kuvvetinde bir motor daha getirildi.Bu motoru Enstitümüzde tamir ettik ve kullanıyoruz.

16 Mart 1944 Gecesi lambalar yandı.

Bu münasebetle Enstitümüz, civar köylerin  muhtarlarını, Enstitümüze davet etti. Beş- on saz aşıkı da aramızda bulunuyordu.Bir gece aramızda konaklayan misafirler, çalışmalarımızı gördükten sonra ertesi sabah aramızdan  memnunlukla ayrıldılar.

Beşinci sınıf öğrencileri, beşer-onar kişilik gruplar halinde zelzeleden okulları yıkılan dört köye, hem tatbikat vazifelerini yapmak ve hem de köylüye faydaları dokunmak isteğiyle gönderilmiştir. Köylülerle çok iyi kaynaşmışlar, onları inandırıp kendilerini sevdirdikleri hakkında yüz güldürücü haberler alıyoruz.

15 Mart’tan beri yeni öğrenci alınmaya başlandı.

Yatakhanelerin vaziyeti eskiden beri çok perişan, çok pis bir halde idi.Yatak, nevresim ve çarşaflar ayda bir kere değişmediği gibi, yatakların içi ot dolu idi. Yatakhaneler iyi kullanılmıyordu. Hele zelzelede bütün yatak takımları, dışarıda ıslandı, çamur içerisinde perişan bir halde idi. Şimdi ise her sınıfın yatakhanesi ayrıldı, ot yatakların içi çıkarılarak pamuk dolduruldu.Herkese yeni yatak, yorgan, nevresim, yastık ve çarşaf verildi. Yatakhane tabanlarına kıl keçe döşendi.Bu suretle her taraf temiz bir hale girebildi.

Şimdi yatakhanelere girdikçe kendi evimize girmiş hissini alıyor, seviniyoruz.

Ocak 1945

Bir Cevap Yazın