Atatürk Anıtlarının Yanında İşporta Pazarları

Asla yan yana gelmeyecek bazı kelimeler vardır. Aklınızı, zekanızı, hafızanızı fazla zorlamaya gerek kalmaz bir kaç örneğini bulmak için. Hemencecik yan yana gelmiyiverir (!) bu sözcükler.

Ata ile hainlik yan yana gelmez hani.

Çocuk ile şiddet de!

Hani, sevgi zulüm doğurmaz asla. Onun gibi.

Asla yan yana gelmez bazı kelimeler. Gelmemeli de.

Anıtlar çöplük olmaz. Anıtlar çöplüklerde olmaz. Anıtlar sokaklarda bile olmaz yani. Anıtlar, meydanlarda yer bulur kendine. Kentlerin en güzel yerinde. O meydanlar ise kentlerin yaşam alanıdır. Nefes alanı, kültür alanı, sosyalleşme alanı, birikme, sesleşme alanı. Yürüme alanı, düşünme alanı.

Bilirsiniz insanlar yürürken düşünür kentini. Yürürken görür onun güzelliğini. Yürürken yaşar kentini. Kent yürülesi ve düşünülesidir.

Anıtlar  semt pazarlarında, sokak çarşılarında  olmaz. Pazarın anıtı da olmaz. Anıtlar, masmavi bir gök yüzü ister kendine, güneş ister, yağmur ister. Rüzgar ile yaşar anıtlar.

Anıtlar istemez asla yanına kendini görmeyeni. Kendini bilmeyeni. Kendine saygı duymayanı.

Anıtlar ele ayağa düşmez. Düşürülmez.

Hele ki, o ülkenin kurucusunun anıtı ise o anıt, elde bile tutulmaz. Başı diktir o anıtların, kolu güçtür. Alnı pak, yüzü dinçtir. O anıtlar kahramandır. O anıtlar yüce, o anıtlar kutsal. Bayrak gibidir o anıtlar; kırmızı, beyaz.

Ankara’nın  kahraman anıtları bir başka kutsaldır bizler için. Başkentin anıtıdır onlar. Atanın anıtı, Atatürk’ün anıtıdır.

Ne yazık ki Ankara’nın iki yüce anıtı, Zafer Meydanı Başkomutan Atatürk Anıtı ve Ulus Zafer Anıtı ve üzerindeki meydan, işporta pazarcılarına ayrıldı bugün. Pazarcılar saracak dört yanı. Bayrama kadar besbelli.

Çıngırak, çanta satılacak Ata’nın huzurunda. Gömlek, bayram şekeri satılacak. Kağıt helva, dondurma satılacak. Belki de ikizlere takke, hanım anneye peştemal satılacak.

Sabahtan akşama çığıracak satıcılar, ” Buyrun hanımlar, beyler, buyrun ” diye.

Kim bilir neler satılacak?

Yıllarca Atanın huzurunda bayram yapamayan insanlar, alışverişin bayramını yaşayacak. Hiç bir bayram, elindeki kağıttan bayrağını asmak için bu Anıta gelmemiş çocuklar, üzerine gömlek denemek isteyen anneleriyle burada buluşacaklar.

Ata ve onun aziz anıtı “Bayram meşgalesi” olacak kimine. Bayram çocuğu olacak. Ekmek parası kazanma derdine düşmüş bir kaç insanımızın emellerine terk edilecek  o  anıtlar. İşporta Bayramı yapılacak. Kurban Bayramı Arefesi yaşanacak.  İşporta bağırışı olacak. İşportacı bağıracak.

Bir bağırış , bir bağırış ki, Ata’nın feryadı duyulmayacak. Sesi işitilmeyecek.

Ben bu kentin sessiz bir yurttaşı olarak  utanıyorum.

Zafer Meydanı

One thought on “Atatürk Anıtlarının Yanında İşporta Pazarları

  1. “Anıtlar, masmavi bir gök yüzü ister kendine, güneş ister, yağmur ister. Rüzgar ile yaşar anıtlar.” tek kelime ile harika olmuş.

Bir Cevap Yazın