Koleksiyonumdan Eski Kitaplar: Abdül Hamit Han

Koleksiyonumuzda yer alan bu yayın, toplam 8 sayfalık bir risaledir. Ancak gerek taşıdığı baskı yılı itibariyle, gerekse de türünün yegâne örneği olarak, koleksiyonumuzun en güzel kitaplarından biri sayılmaktadır.

İstanbul’da ( Konstantinopolis) 1898 yılında basılan risale, İmparatorluk dillerinden biri olan Antik Yunan dilinde basılmış, ancak gerek kapağında gerekse de diğer sayfalarında Türkçe ( Osmanlıca) ibarelere ve özetlere yer verilmiştir.

Kitabın adı Antik Yunaca“ Abdül Hamit Han” olup, kapak üzerinde yer alan belirtici Osmanlıca yazıda aynen”  Maarif Nezareti Celilisinin 14 Eylül 1314 Tarihli ve 508 numaralı ruhsatıyla tab olunmuştur” denmektedir.

Kapak üzerindeki Y. NİATKİ rumuzundan ise müellifinin isminin zikredildiği anlaşılmaktadır ki bu isim Osmanlıca metin içinde de yer bulmaktadır.

Kitap hakkında geniş bilgilere ise, son üç sayfasında yer verilmiş Osmanlıca metinlerden anlamaktayız.

Abdül Hamit  Hanlı Osmanlı armasının başlıkta yer aldığı bu yazıların ilk paragrafı aynen aşağı  a aktarmaktayız:

Abdülhamit Han2“ Zat- şevketlüsemad hazreti şehriyarın cülus-u meysamin-i menus melukanelerinin yirmi üçüncü sene-i devriyesi münasebet-i hayriyesiyle 19 Ağustos 1314 tarihinde Yorgi NİATKA’nın inşad ettiği manzume-i tahmidiyenin tercümesidir. Mumaaleyh bundan evvel iki manzume daha inşad etmiş idi. Biri cülus-u meysamin-i menus-i hümayunda ve diğeri cülus-u meysamin-i menus-i melukanenin on dördüncü sene-i devriyesindedir.”

 Devam eden ikibuçuk sayfalık Osmanlıca yazılar ise manzumenin kısa bir özetini içermekte, devrin ve saltanatın hikmetlerinden bahsolunmaktadır. Cülus törenleri için yapılan eğlence ve şatafattan bahsedilerek, Osmanlı ülkesinin uzandığı toprak büyüklükleri ve hüküm sürdüğü memleketler anlatılmaktadır.

 Abdülhamit Han3Anlaşılmaktadır ki, Yorgi NİATKA, zamanının en büyük manzume-i tahmidiye ( şükür destanı, hamdolsun manzumesi ) yazanlardan biri olup, daha önce de iki defa daha benzerini gerçekleştirmiştir.

Padişahların cülus törenleri esnasında bu ve benzeri yazı ve manzumelerin yazıldığı aşikar olup, bilmemiz gereken ise, bu yazıların azınlık mensupları ve özellikle de Rum azınlıklar tarafından yapılmış olmalarıdır.

Söz konusu manzume 152 beyitten oluşmaktadır.

Risalenin boyutları ise 16,5 x 24,6 cm’dir.

Ne yazık ki günümüz diline hala çevrilmemiş olması büyük bir eksiklik olarak değerlendirilebilecektir.

 

 

Bir Cevap Yazın