Koleksiyonumdan Eski Kitaplar: Bilmeceler ve Maniler

Bilmeceler  ve Maniler

Halk Bilimcisi olarak tanıdığımız ancak  aslında Hukuk tahsili yaparak hayatını bürokratik görevlerde sürdürmüş olan yazarımız Naki TEZEL’in hazırladığı bir kitaptır.

“Türk Halk Bilgisine Ait Maddeler ve Tetkikler: IV” başlıklı yayın çerçevesinde 1941 yılında Ankara Yeni Cezaevi Matbaasında basılan kitap, 96 sayfadır. Sayfa boyutları, 13.5 x 19.2 cm’dir.

Kitabın iç kapağı da, dış kapak bilgilerini ihtiva etmektedir.

Başlık ve başkaca bir ayrım taşımayan, önsöz niteliğindeki  ilk sayfada yazar Naki TEZEL, şöyle demektedir.

“ Folklorcular, Türk halk Edebiyatı mevzuaları içinde manilere ne kadar fazla rağbet göstermişlerse, bilmeceler üzerinde o kadar az durmuşlardır. Halbu ki bilmeceler, bir şeyi ifade bakımından halk zekasının kıvraklığını, buluşlarındaki mahareti gösterir. Bundan başka, folklorun her sahasında olduğu gibi, bilmecelerde de halktaki muhayyele zenginliğini açıkça görürüz.

Maniler üzerinde durmuyorum. Çünkü şimdiye kadar oldukça mani toplanmış ve bunlar üzerinde yazı yazılmıştır.

Bu kitapçığı dolduran maniler ve bilmeceler, tarafımızdan istanbul’da toplanmıştır. Şimdiye kadar gerek kitaplarda ve gerekse mecmualarda intişar edip görebildiğim maniler ve bilmeceler rasında, burada neşrettiğim maniler ve bilmecelere tesadüf etmedim.

Bu sahifeleri dolduran bilmeceler ve manilerle Türk Halk Edebiyatında küçük bir hizmette bulunabilmişsem, kendimi bahtiyar addeceğim.”

Kitap, Bilmeceler ve Maniler olarak bu başlığı taşıyan bölümlere ayrılmış, Bilmeceler bölümünde 315 adet bilmeceye , Maniler Bölümünde ise 458 adet maniye yer verilmiştir.

Bilmeceler tema başlığı altında bir tasnife tutulmuş iseler de, maniler,  çok ilginç olarak  dörtlüklerininin son kelimerinin, son harflerine göre, harf   tasnifi altında gösterilmişlerdir. Örneğin,   “A” harfi tasnifi altında bulunan bir mani:

“ Ateş düştü kamışa,

Su neylesin yanmışa.

Mevlam saburlar versin,

Yarinden ayrılmışA.” derken

“ Z” harfi tasnifi altında ise:

“ Deniz üstü tahtımız,

Açılmadı bahtımız,

Gül yüzlü güvem yüzlü

Böyle miydi lafımıZ” şeklinde yer almıştır.

Naki TEZEL’e göre, bilmecelerin daha ayrı bir konumu olduğu aşikardır. Adet bazında manilere göre kitapta daha az bir sayı ifade etmelerine nazaran, Bilmecelerin çeşitliği ve  değişikliği gerçekten gönül okşayıcıdır.

Toplam 8 ana tema üzerinde tasniflenmeye çalışılan bilmecelere örnek olarak;

Gıdaya Dair Bilmeceler’den:

“ Çili çili çilibak,

Çil höcere çil tabak,

Orta yeri yumuşak.”

Hayvanata Ait Bilmeceler’den.

“ Bir oğlum var etten,

Bacakları metten,

Şimdi gelir görürsün,

Güle güle ölürsün.” verilmiştir.

Kitabın son 12 sayfası ise çok detaylı olarak hazırlanmış olan “ Fihrist” sayfalarına ayrılmış bulunmaktadır.

Arka kapak üzerinde Fiyatı, 50 Kuruş olarak belirlenmiş olan kitabın arka kapak içi, muharririn yazılmış eserler isimlerine ayrılmıştır.

One thought on “Koleksiyonumdan Eski Kitaplar: Bilmeceler ve Maniler

  1. *50 kuruşluk kitabla tanışlığımız
    və yaxud
    işığa doğru uzanan yollarımız*

    1941-ci ildə-71 bundan əvvəl çap olunmuş bu kitab hər bir türkin ailə kitabxanasında mütləq olmalıdır. 96 səhifəyə yerləşdirilən 31l bilməcə və 458 mani cəmi 50 kuruşa satılsa da,əslində bu kitab çox dəyərli, əsrlərin
    sınağından çıxan, mütaliəmizin zənginləşməsnə xidmət edən vəsait kimi dəyərləndirilə bilər.

    Soruçuram: “Kimin belə sözü var?”

    Atəş düştü kamışa,
    Su neynəsin yanmışa?
    Mevlam saburlar versin
    Yarından ayrılmışa.

    Dil baxımından da,əxlaq baxımından da maraqlı görünən bu bəndin (maninin, burada böyük təsir qüvvəsi göz qabağındadır.”Kamışa ateş düşmesi” de,”yanmışa suyun kömeyinin olmadığı da, “yarından ayrı düşene mevlanın saburlar vermesi” de maraqlı xalq deyimleridir.
    Dilimizi yaxşı öyrənmək üçün biz folklorumuzu yaxşı öyrənməliyik.
    Biz türkdilli xalqlar üçün ortaq dil axtarırıq. Budur ortaq dil! Budur türklərin əslini-nəslini, kökünü,soyadını göstərən dil,deyilən deyim,tapılan deyim tərzi…
    Mani və bilməcələr xalqa dil öyrənmək yolunda yol göstərən böyük məktəbdir. Bu məktəbin işıqları gur yanmalıdır ki,hamını ətrafına toplaya bilsin…

    Nazim müəllim.

    Bakı,05.11.2012.

Bir Cevap Yazın