İzmir Kliniği

Başlığı okuyunca, değişik duygulara bürünmeniz mümkündür. Hatta ilk anda sağlık ile ilgili olmayacağını bile düşünebilirsiniz. Ancak konumuz bu kez bir Tıp Mecmuasını tanıtmak olacaktır.  Nereden çıktı bu demenin de bir âlemi yok nihayetinde, çünkü o mecmua, bir başka koleksiyonumuzun ürünlerinden sayılabilecek bir yayındır. Mecmuanın hemen hemen tüm yazarlarının, dönemin Memleket Hastanelerinin doktorları olduğu göz önüne alınırsa, kıymeti ortaya çıkacaktır.

“İzmir Kliniği, İkinci Mıntıka Etibba Odası Tarafından Üç Ayda Bir Neşr Olunur” diye yazıyor elimizdeki mevcut sayılarında. Tarih; Teşrinevvel  930. Sahibi İmtiyazı: Dr. Hasan Yusuf, Mes’ul Müdürü ise, Dr. Hüseyin Hulki.

İzmir, Bilgi Matbaasında basılan mecmualar 18 x 24 cm boyutlarında ve ilk sayısı 82, ikinci sayısı 212 sayfadır.

İkinci Mıntıka Etibba Odası Reisi Dr. Cevdet Fuat bey’in, kapak içi “ Muhterem Meslektaş” başlıklı önsöz nitelikli yazısı, derginin amacını ortaya koymaktadır.

“ Meslektaşların terakki ve tealisini temin için her üç ayda bir, İkinci Mıntıka Etibba Odası tarafından neşredilecek olan bu ilmi mecmua, mıntıka dâhilindeki arkadaşların göstereceği samimi alaka ve yardımdan emindir. Mecmuanın mıntıka etibbasının kendi malı olduğu kanaatinde olan odamız, diğer mecmualarda olduğu gibi bir tahrir heyeti teşkilini zait addeylemiş ve mıntıka dâhilindeki bütün arkadaşların mesleklerinde terakki ve tealisini, ilmi fikir ve düşüncelerinin bu sütunlarda mütesaviyen yer bulmasını istemiştir.”

Ayrıca bir iç kapak tanzim edilmeyen ve “ Münderecat” listesi yayınlanarak devam eden yazılarda, peşi sıra tıbbi yazılar yer almaktadır. İlk yazıların, İzmir Memleket Hastanesi Dâhiliye Asistanı Dr. Ahmet İhsan bey ile Muğla Memleket Hastanesi Operatörü Dr. Cemil Şerif beye ait olması işin ilginç yanıdır.

İlk sayıda yer alan bazı ilaç reklamları da çok ilginç bir hal teşkil etmektedir. Örneğin “ arsenikli” bir ilaç ve onun reklamı olabilir mi? Şimdi, Mehmet Kazım ve Şürekası Ecza Deposundan kimi bulacağız da soracağız bu ilacı!

Mecmuanın  Kanunusani 1931 tarihli İkinci sayısında, Dr. Cevdet Fuat beyin yazısıyla karşılaşıyor ve kendisinin aynı zamanda İzmir Eşrefpaşa Hastanesinin Baş Tabibi olduğunu öğreniyoruz. Ayrıca İkinci sayıdan itibaren çok kısa da olsa Almanca yazı özetlerine rastlamak mümkün olmaktadır.

İzmir Vilayeti Merkez Tabipleri başlığı altında yer alan sıralamada 152 hekim. İzmir Vilayeti merkez Diş tabipleri başlığı altında 28 diş hekimi, İzmir Vilayeti Merkez Dişçileri başlığı altında 7 dişçi, İzmir Vilayeti Mülhakat Tabip, Diş tabip ve Dişçileri başlığı altında ise, muhtelif ilçelerde yer alan 60 tabip ve dişçinin adlarını ve beraberinde ihtisaslarıyla birlikte adreslerini görmek şaşırtıcı olmalı.

Şimdi artık, hangimiz hatırlıyor, İkinci Beyler Sokaktaki Çocuk hastalıkları uzmanı Dr. Ali Agah beyi?  Ya , Alsancak Güzelyer’de , üzniye mütehassısı Dr. Kanaveri Kamilo’yu hatırlayan var mı? Emrazı sariye Hastanesi Baştabibi Dr. Lütfi Sabri Bey adı size bir şey söylüyor mu? Peki, Operatör Dr. Feridun Şevket Bey?

Unuttuk değil mi hepsini? Oysa dedelerimiz, ninelerimiz ne kadar çok tanırlardı bu isimleri! Ne kadar çok beklediler onlara muayene olmak için. İlaçlarını yazdırmak, tahlillerini göstermek için. Yazın o sıcağında en serin yerler olurdu muayenehaneler, belki hastaneler! Bir beyaz vantilatör döner miydi sessiz sedasız bilmem.

Ayrıca ilk sayıda yeralan tabip ve dişçi isimlerinin yanına bu kez İzmir, Çanakkale ve Aydın Vilayetlerine ait eczacıların da dâhil olduğu gözlenmektedir.

Üstelik benzer bilgileri Aydın, Çanakkale, Balıkesir, Denizli, Manisa, Muğla  Vilayetleri için de görmek ve yüzlerce tabip ve dişçi adıyla karşılaşmak mümkün. İşte o zaman önem kazanıyor, bu doktorlar arasında çok sayıda “ Sıtma Mücadele Tabibinin” bulunmasının anlamı.

Manisa ili Demirci ilçesinde de iki hekimimiz var o yıllarda. Hükümet Tabibi, Dr. Fethi Bey ile Belediye Tabibi Dr. Naci Bey. Hikâyeleri ilginç muhakkak.  Hangisi idi, Demirci’ye bekâr gelip, kentin en zengin adamın kızıyla evlenip giden ve sonraki yıllarda Demircililerin İzmir’deki uğrak muayenehane sahibi olan? Dr. Fethi Bey?  Dr. Naci Bey?

İzmir Kliniği Mecmuası ne yazık ki şimdiye değin gereken önemi görmemiş bir mecmua niteliğinde kalmış. Hakkında daha geniş bilgi bulamamak üzücü. Sanırım yayınlanmış sayılar da, Dr. Şükrü Kemal, Dr. Ahmet Faik Beyler ve diğerleri gibi gibi aramızdan ayrıldılar.

One thought on “İzmir Kliniği

  1. **** Keçmişe maraklı seyahat ve qayğı****

    Türk dilinde tibbe aid kitablar atamın kitabhanasında mühüm yer tuturdu. Atam hekimlik etdiyi 45 il erzində hemişe kitablara üstünlük verirdi,tibb elminde edebiyyat ve musiqinin rolunu yüksek qiymetlendirirdi,yakşı tar çalırdı.
    1920-ci illerde Şamahıda orta məktəbdə okuyarkən ən çöx türk ədəbiyyatını yaxşı okumuştur. O, Tofiq Fikreti, Namiq Kamalı, indi yadıma düşmeyen bir çok türk şairlerini bize sevdirmək istəyirdi,onları, demək olar ki, ezber bilirdi.Sovet döneminde biz türk edəbiyyatını örene bilmirdik, çünki bizim edebiyyat proqramımızda başqa söz ustaları öyrenilirdi.
    Atamın kitabhanasındakı Azerbaycan, türk ve rus dillerinindeki tibb kitablarının bəziləri mütalie üçün qohum-qonşu terefinden aparılmış, çoku geri qaytarılmamıştır.Teessüf…

    **Haldun bey efendinin nadir kitab ve mecmuaları gündeme getirmesi, yada salması çok deyerli işlerdendir.Bu, tarihi keçmişimize gösterilen qayğıdır, hörmetdir, izzetdir.

    *Bele mövzulari gündeme getirende haqqında söz açılan həmin kitab ve mecmualardan müeyyen nümunelerin verilmesi yakşı olardı.

    Haldun bey efendiye, onun diqqetli okucularına qayğı ve sayğılarla,

    Nazim Nəsrəddinov.

    Bakı, 03.08.2012-ci il. S .22:01.

Bir Cevap Yazın