Koleksiyonumdan Eski Kitaplar: Hayreddin Barbaros

Gizli kalmış köşelerden ve  aynı zamanda bir çok giz ihtiva eden  bir kitabı sunmak istiyorum. Hayreddin Barbaros.

Biraz ezberimizi bozan bir kitap. İlk giz adımını  adıyla atıyor zaten.Hep alışkın olduğumuz şekliyle seslenmiyor bize. Düşününce bu söyleyiş tarzınının doğru ve akılcı olduğu ortaya çıkıyor .

Hayreddin Barbaros’un yazarı, Ekrem REŞİT Bey’dir. Ekrem Reşit Bey, bizim bildiğimiz Ekrem Reşit REY’dir. Cemal Reşit Bey’in ağabeyi.

Kitap 1937 yılında İstanbul Deniz Matbaasında basılmıştır.Genel Kurmay Başkanlığı ıx. Şube tarafından yayınlanan kitap, 16,5 x 24.0 cm boyutlarında olup, 161 sayfadır. Fiyatı, ” değeri 39 kuruş” ifadesiyle arka kapak üzerinde yer almıştır.

Kitap dış kapak ile iç kapak arasına siyah-beyaz bir Barbaros Hayreddin resmi ilave olunmuştur.

Önsöz niteliğinde bir yazı ihtiva etmeyen kitap, ilk sayfalarını ” İçindekiler” ve ” Müracaat Edilen Eserler”e ayırmış. Böylesi bir kitaba  “Önsöz” yazısı  yazılmamış olması bizim için en büyük eksiklik olarak nitelenmektedir.

İçindekiler sütununda da yer bulduğu gibi kitap 30 ayrı bölümden oluşmaktadır ki; ilki ” Midilli” başlığını taşırken, son bölümün adı” Kaptan Paşa rahmeti rahmana garkoldu” başlığını taşımaktadır.

Kitabın en ilginç bölümlerinden biri “Hatice” başlığını taşımaktadır. Küçük bir kız çocuğu olan Hatice Binti Süleyman’ın,  Hızır Reis ile dostluğunu anlatan bölüm, duygulu anlatımlar taşımaktadır.

En basit olayların detaylı anlatımlarını ifade eden ve dönemin tarihi gelişmelerini gözümüzün önüne seren bu kitabın bilinmezliği şaşırtıcıdır.

” Selanik’te bulunduğu zaman Hızır, mutat kaideye tebaan Sultandan Dardanel Boğazını geçmek için müsaade istedi. Biraz sonra kendisine gelen emirde hemen İstanbul’a azimet etmesi tebliğ olunuyordu.

Payitahtın kendisine girmeden evvel Gelibolu’da bir müddet tevakkuf edildi. Tam iki gün gemilerin temizlenmesi için sarfedildi. Yapılan temizlik, direklere vurulan taze boyalar ve en ufak bakır parçasına kadar parlatıldıktan sonra donanma yeni ve kusursuz bir şekil aldı. İşte o zaman Barbaros Marmaraya girdi.”

Anlatımın zenginliği ve çeşitliği bu paragraflarda da kendini kolaylıkla göstermektedir. Ki, Ekrem Reşit , Türkçe ve Fransızca yazdığı ” Hayreddin Barbaros” kitabıyla, Fransız Yazarlar Cemiyeti Üyeliğine getirilmiştir.

” Ben öldüğüm zaman, beni deniz sesi işitebilecek bir yere defnediniz” diyerek afradına vasiyette bulunan, denizlerin hakimi Hayreddin Barbaros bugün, Beşiktaş’daki Türbesinde ne kadar deniz sesi işitebilir haldedir meçhul!

Bir Cevap Yazın