Koleksiyon ve Koleksiyonculuk

Bazı tanımları, edindiğiniz sözcük bilgileriyle sınırlandırmak gerçekten zordur.O tanımlar, ifade olundukları bilgiler ile yetinmezler ve o kalıba pek sığmazlar. İşte onlardan biridir, koleksiyon ve koleksiyonculuk. Bu tanımı, yalnızca  kitabi bir söylem olan “ Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütününü oluşturma, derlemi” içine alamazsınız.

 Koleksiyon, bu tanıma daha geniş ve farklı bir açıdan bakabilme, bu tanımı büyütme ve yüceltme işidir. Koleksiyoncu ise her şeye rağmen, yaşanmışları ve yaşananları farklı bir gözle görebilme, onlara aslına uygun yorumlar getirebilme sanatına sahiplik eden kişidir.

 Çok eski zamanlardan beri insanoğlu, kimi kez görevi, kimi kez tutkusu, kimi kez de başka ihtiyaçları için – ticari kaygıları da bunun içine dahil edebiliriz-  değişik obje ve nesneleri biriktirmekte, kodlamakta, sınıflandırmakta, saklamakta, bakımını ve temizliğini yapmaktadır.

 Koleksiyona yakışan tanım ise, bu yapılan çalışmalarının asıl sebebinin bir tutku ve sevginin oluşturması, bir hobi  uğruna yapılıyor olmasıdır. İnsan meşakkatine katlandığı şeyleri derlemeye, toplamaya, biriktirmeğe başladığı an, koleksiyon ile tanışmış olmalıdır.

 Bu anlamda ilk koleksiyon çalışmalarının bir “tutku” nitelemesi içinde değerlendirilmesi yanlış olmamaktadır. İnsanoğlunun tarihi yaşamında canı kadar değere sahip bir çok varlığı olmuştur ki, bunlar ilk kezinde  ekilmez ise kuruyacak tohumları, yenmezse kaçıp gidecek ya da çürüyüp atılacak yiyecekleridir. Onun karşısına değerli madenlere dökülmüş “para-sikke” kavramı çıkana kadar, değerlendirebildikleri, sahip olma çabası verdikleri  yalnızca bunlar olmuştur.

 Ta ki, o değerli madenin bir dönüşüm aracının temeli sayılıncaya ve adına “para” denilinceye kadar. Boşuna değildir, dünyanın tanıdığı ilk koleksiyon olan para koleksiyonculuğunun başlangıcının Romalılar’a dek ulaşması. Dünyaca ünlü Sezar’ın  ilk para koleksiyoncularından biri oluşu.

 O gün parayla, devamında insanlarda bir heyecan ve farklılık yaratan “pul” ile başlayan, insanoğlunun koleksiyonculuk tutkusu bugün sınır tanımaz konu ve temalara kadar uzanmış bulunmaktadır. Her gün yeni bir koleksiyon çalışmasıyla karşılaşmak bizleri şaşırtmadığı gibi, üstelik yeni heyecan ve bilgilere yol açmaktadır.

 Toplumu bilinçlendirmek ve birikimlerini paylaşmak uğruna yapılan bu çalışmaları, toplumun bir hafızası gibi değrlendirmek de mümkündür. Öyle ki, koleksiyoncuların elinden tutup, çöpe ve yok olmaya gitmesi önlenen  bir çok belge ve obje, bugün geriye dönüşü mümkün olmayan bir varlığı önümüze sermektedir. Tarihi değeri olan bu materyallerin toplanması, biriktirilmesi, temizlenmesi, tasnif edilmesi,kayda geçirilip ve sergilenmesi, toplumsal bir birikimi ortaya koymaktadır.

  Nerdeyse, elinizdeki ve varlığınızdaki tarihi belge, eser, obje, kalıntı ve eşya ile anıldığınız dünyamızda, tarihi belleği her daim güçlü ve zengin tutmak büyük önem taşımaktadır.  

 Günümüzde bir çok tarihi gerçekliğe, tek nüshası koleksiyoncuların elinde kalan belgeler ve kaynaklar ile ulaşıldığına şahit olunmaktadır. Artık her biri koleksiyonları konusunda, müzeler, kütüphaneler kadar yetkin eser ve malzemeye sahip olan bu insanların “tutkusu”, takdir edilmekten öte, başka bir tanımlara mazhar olmalıdır.     

 İşte bu sebepledir ki, yüzyıllar ötesinden kalan kitaplar, resimler, kartlar, fotoğraflar, gravürler, kartvizitler, haritalar, takvimler, pullar, paralar ile dünyamız daha renkli ve daha canlıdır.

 İşte bu sebepledir ki, yıllar ötesinden günümüze taşınan şişeler, camlar, porselenler, telefonlar, radyolar, garamafonlar ile dünyamız  daha sesli ve pırıltılıdır.

 Eğer bu dünyanın rengini karartmak, sesini boğmak, pırıltısını söndürmek, canına son vermek istemiyor isek, her türlü zorluğuna ve imkansızlığına rağmen, bazı insanların  “ tutku”larına, meşakkatle çabalarına yol  ve imkan vermemiz, onlara ortam yaratmamız gerekmektedir.

 Not Bu yazı Çankaya Belediyesi tarafından yayınlanan “Gazete Çankaya “için hazırlanmış ve yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın