Anneler Günü

 Bayramlar kadar yaygın ve kutlanır bir gün idi  çocukluğumuzda Anneler Günü. Günler öncesi heyecanı ve neşesi sarardı bizi. Annelerimize alınan bir tencere, bir yapay çiçek, bir toka, bir ayna, bir tepsi hepimizin sevinci olurdu. Bilmem anneler, annem aldıklarımıza sevinir miydi?

Ama biz bir ritüeli tamamlamış , günler öncesinden başlayan teleşımıza bir son vermiş olurduk. Bu bile yeterdi aslında. Öyle ya,  bir boşluk tamamlanmış olurdu.

Sanırım Hürriyet Gazetesinin  kullandığı bir logo hepimizin ortak sevinciydi o yıllarda. Siyah saçlar içinde, yüzünün çizgileri belli olmayan ama bembeyez inci küpesi bize göz kırpan bir kadın, “Anne” imgesi.

Çeşitli büyüklükteki afişler dükkanlara, mağazalara, gazete büfelerine asılır, gün olgusu,  böylelikle hem beynimize hem de duygularımıza nakşedilir ve işlenirdi.  

Biz de bu nakşedilmişliğe ve işlenmişliğe gerekli uyumu gösterir, bizden beklenenlere riayet ederdik.

Yaklaşık  45 yıllık bir Türkiye ritüelidir, Anneler Günü. Başka hiç bir kutlama ve güne nasip olmayan bir hoşgörü ve anlayışa, kutlamaya sahip olmuştur.

Ne dini bayram ne de ulusal bayram günleri bu kadar ortak bir teamülün uygulaması olmamıştır. Olamamıştır.

Sebebini anlamak çok zor değildir aslında;  Türk Toplumunun en hassas olduğu damarlarından biridir, anneler. Onun içindir ki, bizim ülkemizde bu denli coşkulu bir karşılık bulabilmiştir.

Ne diyelim; damarlarımız kurumasın. Anneler  Günü kutlu olsun! 

 

Bir Cevap Yazın