Koleksiyonumdan Takvimler: 1959 Masa Takvimi

Bu kez bir “Masa Takvimi” ile birlikteyiz. Aslında koleksiyonumuz içinde bir tür olarak bulundurmayı arzulamış olmakla birlikte, örneklerini pek biriktirmediğimiz bir çeşitliliktir masa takvimleri.

Ne  duvar takvimlerinin yaprakları kadar asil ve donanımlıdır, ne de cep takvimi yaprakları kadar içten ve zengin.

Yeterlidir ona, hangi güne,  hangi aya ait olduğu ve de kaçıncı günü temsil ettiği. Belki de yanında en fazla, ticari kolaylıklar için yer verilen 30, 60, 90 günlük senet vade günleri yer alabilir, o kadar. Bunun dışında pek bir bilgi verme ve  hatırlatma  yapma görevleri yoktur. En fazla yaptıkları da, Kızılay Masa Takvimi örneklerinde gördüğümüz, sayfa altında yer alan, ya güzel bir söz, atasözü veya vecizler ya da, kan vermeyi alışkanlık haline getirmemizi öğütleyen ikazlar bulunabilmektedir.

Oysa elimizdeki masa takviminin daha farklı özellikleri bulunmaktadır. Önce belirtmeliyiz ki bu takvim, 1959 yılına ait bir masa takvimidir. Çok muhteşem bir kapak sayfası vardır.Zafer Abidesi, çok ayrıntılı çizgilerle Ankara Kalesi  eteklerinde resmedilmiştir.

Bu yönüyle,  Ankara  takvimi olması tahmin olunmakla birlikte, ne yazık ki 368 günlü yapraklarında künye bilgileriyle ilgili   asla başka bir ayrıntı bulunamamıştır. Takvimin adı, baskı yeri, baskı matbaası bilgileri mevcut değildir.

İfade etttiğim gibi 368 günlü yaprakları tarafımdan tek tek defalarca gözden geçirilmiş, aradığım bir bilginin,  küçücük bir köşeye nakşedilmiş olabileceği ihtimali üzerine neredeyse her tarafı didik didik edilmiştir. Ancak, nafile bir başka bilgiye ulaşılamamıştır.

Bunun yanında, takvim yaprakları üzerinde el yazısı ile yazılmış notlar da bize ayrıca detaylı  bir bilgi verememektedir. Aslında, bu konuda bir ayrıntı yakalanmış olmakla birlikte, sonuca gidici bilgiye ulaşılmamıştır. Söz konusu ayrıntı da şudur: masa takvimimiz, kağıt, poşet, zarf, gazete gibi ambalaj ürününleri satan  Eskişehirli bir tüccar tarafından kullanılmıştır. Eskişehir bilgisine, hem takvim üzerinde gördüğümüz iki üç ibareden ulaşmak mümkündür, hem de takvimi bize tedarik eden kişinin Eskişehir orjinli olması  yeterli olmaktadır.

Takvim üzerindeki bir not ise, bizi yarı yolda bırakan  o detaydır. 3 Mart 1959 günlü takvim yaprağında, “alınan takvim, satılan takvim, iade takvim” sayıları alt alta yazılmış, iadesi gereken 200’ü aşkın takvimden bahsolunmuştur. Muhtemeldir ki, aynı tüccar sözkonusu takvimlerin de satışını yapan kişi hüviyetindedir. Ama ne yazık ki, takvim adı ve matbaa adı bu notlarda belirtilmemektedir.

Amacımız takvimin Ankara orjinli olup olmamasının tesbiti değildir. Takvimin adının bulunması, takvim araştırmacıları için bilenmez bir noktanın ortaya çıkarılmasıdır.

Gelelim 368 günlü takvim yaprakları detayına. Malumunuz 1959 yılı artık yıl değildir, Şubat’ı 28 çeken normal bir yıldır. Ne var ki söz konusu takvimin Şubat ayı yapraklarına, 28 Şubat’tan sonra 3 yaprak daha ilave edilmiş bulunmaktadır. Gerçi, bu ilave yaprakların başında yer alması gereken gün sayı bilgileri boş bırakılıp, baskı yapılmamış, ancak her yaprakta olduğu gibi, yaprak altı gün bilgisinde  devamla  “29 Şubat” , “30 Şubat” ve “31 Şubat” yazılarına   rastlanılmıştır.

Bu detaylar, bize takvimin mahalli baskı bir takvim olabileceğine, deneyimli bir matbaada ve de ustalıkta hazırlanmamış olabileceğine işaret etmektedir. Ancak bu kez de, takvimin ikinci dil olarak “ay” ve “gün” bilgilerinin Fransızca baskılı olması tereddüt yaratabilmektedir. Mahalli bir baskıda Fransızca dil örneğine rastlamış olmanın zor olabileceği ortaya çıkmaktadır.

Elbette bilinmeyenlerin aydınlanması adına, zaman içinde rastlanacak  bazı tesadüflerin etkisi olacaktır. Bir tesadüf, belki bize bir gün yol gösterecektir.

Şimdilik, muhteşem kapak sayfasına bakıp yetinmekten başka elimizden gelen bulunmamaktadır.

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın