Nostalji Takvimi: Ocak 2012

Hep öyle diyoruz; ” Yepyeni Bir Yıl”. Yine aynı söylem ile devam edeceğim. Ancak yıl içinde anlayacağız ki; ne kadar nesi yeniydi! Tanışdığımız yeni insanların yeniliği mi yetecek di bu yeniliğe? Taddığımız bir değişik yemek tadı mı? Karşılaştığımız ve şimdiye değin hiç görmediğimiz bir kitap, bir fotoğraf mı? Üstelik onca eskiliğine rağmen, sırf şimdi görüldü diye mi , yeni bir başlangıç olacak?

Nedir yeni yılın yeniliği? Takvim başlarına 2012 yazmanın dışında? Üstelik bir kaç ay sonra onu yazarken de artık bir yenilik içinde olmadığını hissedeceğiz. İlk bir kaç hafta, alışılmaz gelecek, sonra onun da büyüsü kalkıverecek.

Yılbaşı seremonilerine ayak uydurmak için alınmış birkaç hediyenin dışında, Yeni Yıl’ın yepyeniliği nereden gelir? Hayat, bizim çoğu zaman müdahale edemediğimiz bir ritminde ve mecrasında zaten akıp gitmektedir. Her gün bilinmiyenleri bize taşımakta, yüzleşmemizi sağlamaktadır.Acıları, hüzünleri, sevinçleri, kader ve sıkıntıları üstümüze savurmaktadır.Adeta bu bilinmiyenler ile  insanlara her daim posta servisi yapılmaktadır.Şansına denmektedir artık, şansına!

Yeni Yıl’ın tüm bu bilinmeyenlere yeni bir paket oluşturmasından başka ne görevi olabilir ki? Evet, Yeni Yıl, bu bilinmiyenleri kabul etmemize yarayacak şekilde göz alıcı bir paket servisinden öte bir şey değildir. Sırf, kabul edebilmemiz adına düzenlenmiş şaşaalı, rengarek, ışıltılı bir paket servisi.

Oysa yıllara, günlere, vakte, saate bir düşmanlığımız olamaz. Yaşanmış ve yaşanacak olanlara karşı duyarlılığımız ise bir insan korkusu ve heyecanından öteye geçemez.

Lakin, hayata bir umut ışığı altında bakmak ve onun ışığından yararlanmak gerekmektedir. Umut, yeni yılın yegane tesellisi olmalıdır. Umutlu olmak, hayatta insan olarak kalabilmenin ilk çıkış yoludur.Yeni Yıl, bize umutlu olmayı öğretmekte, umudumuzu artırmaktadır.

Yeni Yıl’ın ilk ayı Ocak ise, umut ışıklarımızı artırmakta, soğuk ve bunaltıcı havasına rağmen hayata sarılmamızı sağlamaktadır.

Nice Ocak ayları var ki; hayatın da bir başlangıç noktasıdır. Düşünün ki, yılın ilk  terhisi, hastaneden ayrılan ilk hasta, cezaevinden  ilk çıkış bir Ocak ayı içinde değil midir?

İlk kar, ilk kış tatili?

İlk yurtiçi tatili. Dağlara tırmanış, ovalara seriliş, karlara bürünüş, yağmurlarda ıslanış!

Ocak, bereketimizi ve sağlığımızı çoğalt. Sıcağımızı ve ürünümüzü artır. Çoluğumuzu ve çocuğumuzu koru.

Ocak, tarlada ekin ol, buğdayda başak. Herşeyden çok ve önce  Umut ol.

Umutlu olmak adına bundan 115 yıl önceki bir takvim yaprağına ne dersiniz?

Bir Cevap Yazın