Bayramlar, Seyranlar ve Hüzünler

Aslında çok yoğun bir dönem yaşadık hep beraber. Bayramdı, seyrandı derken  hiç bir şeyin farkına bile varamadık. Ne 29 Ekim’i yazabildik, ne Kurban Bayramını, ne de 10 Kasım’ı.

Kimse ifade edemese de Van- Erciş Depremi bizi derinden vurmuş. Sanki bunun sebepleriymiş gibi herşey.Yazamamak, çizememek.

Uzun bir seyahat süresince yolumuz yine Simav’a düşmüştü. Simav, yaralarını ve korkularını sarmış.Elbette Erçiş ile kıyaslanmayacak kadar avantajları da var. Hem iklim, hem mevsim, hem ısıtma bakımından çok kazançlı, Erçiş’e göre. En azından her evden duman tütmeye çoktan başlamış. Bayram teleşası her yeri kuşatmış.

Erçiş ise sıkıntılar içinde. Yokluk, darlık ve soğuk içinde.Sanırım ,zaman bu dertlerin de ilacı olacak. Hem de ortaya çıkacak yeni dertlerin de müsebbibi.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutlayamadık, yazamadık. Kurban Bayramını kutladık, yazamadık.1o Kasım’da Atamızı ananlara, hüzünlenenlere eklendik, ama yine yazamadık.

Lakin, yoğun bir dönemi farklı yazılarla dile getirmek var iken, biz yalnızca bununla yetindik.

Ama unutmamalı ki, “Cumhuriyet’in ve Günümüzün Heykelleriyle Ankara” adlı bir fotoğraf sergimizle serenomide yer aldık. Bizim için afettirici bir unsurdur diye düşünüyor, yeni sergilere yol açmaya da vesile olmasını diliyoruz.

Bir Cevap Yazın