Cumhuriyet’in 1000 Kitabı

ANKARA’DA,  “CUMHURİYET’İN 1000 KİTABI” SERGİSİ

 ( HABERAKİS’teki yazılarımdan) 

Ankaralı kitapsever ve koleksiyoncular yeni ve büyük bir serüvene doğru yol almak üzereler. Önlerinde kocaman bir proje var: Cumhuriyet’in 1000 Kitabı adlı  bir Kitap Sergisini gerçekleştirmek.

 Cumhuriyet’in 88’inci Yılı Kutlamalarına, hazırlayacakları bu Sergi ile iştirak etmek, çabalarını, çalışmalarını ve beğenilerini bu sergi ile göstermek istiyorlar.

 Ancak, hazırlanacak Sergi’nin boyutu hiç de öyle tahmin edilebilecek kadar basit ve kolay  değil. Herşeyden önce Cumhuriyet Bayramlarının ne anlama geldiğini ve bu anlamın ilk günkü tazeliği içinde korunması gerektiğinin bilincindeler, sonra da böyle bir günde, baştacı ettikleri kitaplar ile bu kutlamalara hiç bir şekilde bir halel getirmemenin kaygısını taşımaktalar. Titiz ve dikkatli çalışmak zorundalar.

 Diğer yandan, “Niçin Kitap?” sorusunun  cevabını vermeliler.

Niçin kitap?

 İncelenip, araştırıldığında görülecektir ki, Cumhuriyet’in kurucu kadroları ve dönemin siyasetçilerinin yanında, Cumhuriyet’in en büyük diğer destekçileri yazarlar, gazeteciler ve sanatçılar olmuştur. Yazılarıyla, haberleriyle, roman, hikaye, anı ve makaleleriyle Cumhuriyet’e ve onun kurucularına büyük bir güç ve destek vermişlerdir. O dönemin hatıralarını bulup, okuduğunuzda göreceksiniz ki, nasıl bir heyecan ve şevkle Cumhuriyet’e sarılmışlar, nasıl bir coşku ve sevinçle duygularını paylaşmışlardır.

 Bu yönüyle Cumhuriyet’in kutlama ve şenliklerine bir kitap sergisiyle iştirak etmekten  daha doğal bir şey olamaz.

 Muhakkak ki, bu tercihin belirlenmesinde, “Kitap” üzerine Ülke gündemimizde yer alan bazı menfi olayların yaşanmış olması da etkili olmuş olabilir pekala. Ama Kitap,  tarih boyunca maruz kaldığı  “menfi” gelişimler sonrası değil, çağlar boyu insanlara yaşattığı üzere  ufuk açıcı, yol gösterici  nitelikleriyle, insan tarihini etkilemiş, etkileri belleklere kazınmıştır.

 Kitap üzerine arzu edilmeyen bazı durumlar ise , kitap’ın insan oğlu üzerindeki hayatiyetini asla kaybettireremeyecektir.Kaybettirmemelidir de.

 Cumhuriyetimizi 88. Yıl Kutlamalarını, “Kitap” üzerine kurgulamayı amaçlayan  Ankara’lı kitapsever ve koleksiyonerlerin, 29 Ekim 2011 Tarihinde 88. Yılını idrak edeceğimiz Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına, CUMHURİYET’İN 1000 KİTABI adlı Kitap Sergisi ile katılmak istemelerini çok anlamlı ve yerinde bir çalışma olarak değerlendirmek gerekmektedir.

 Serginin, Cumhuriyet Tarihimizin Kronolojisi içinde,  Cumhuriyet’in ilanı tarihinden günümüze kadar yayınlanmış kitaplar arasında yapılan bir seçme sonucunda, 1000 tane kitaptan oluşması öngörülmektedir. Tahmin edebildiğiniz gibi bu 1000 kitap, herhangi bir kitap olmayacak , belli  kriterler  içerisinde seçilmiş, 1000 eser olacaktır. Cumhuriyet hayatımıza can vermiş, onun fikirleriyle can bulmuş , ona can ve değer katmış 1000 eserin, bu sergi kanalıyla sergilenmesi düşünülmektedir.

 Görüleceği üzere çok titiz ve hassas bir ön çalışmayı gerektiren bu Sergi’nin,  ayrıca bir de kataloğunun yayınlanmasına çalışılacaktır. Gelecek kuşaklara iz bırakmanın bir hüviyeti olarak adlandırılabilecek bu sergi, katalog çalışmasıyla da ayrıca başka bir mirasa daha sahip olabilecektir.

 Cumhuriyet tarihinin kronolojik sürecini, kitaplar ile takip etmenin heyecanını, izleyicilerine yaşatacak olan sergi, kullanılacak materyalin tarihiliğine istinaden ülkemizde gerçekleştirilecek “en büyük sivil sergi organizasyonu” olma başarısını da göstermiş olacaktır.

 Henüz sergi oluşumunun ilk değerlendirmeleri içinde çalışan ve realize etme çabalarını araştıran Ankaralı kitapsever ve koleksiyoncularının en büyük sıkıntılarını ise, sergi masraflarını karşılayacak bir sponsor arayışları oluşturmaktadır. Düşünüldüğünde 1923 yılından günümüze ulaşan bir süreçte, sergilenmesi öngörülen kitapların temini, emanet olarak alınıp sergilenmesi, olmayanların tedariki gibi maddi boyutu çok olan bir çaba söz konusu olmaktadır.Zaten bu çaba sonucunda, koleksiyonerlerin, gönüllülerin, sahafların ve kütüphanelerin elindeki kitaplar, kısa bir süre için de olsa bir araya gelme, sergilenme imkanı bulabilecektir. Bu imkan da bizlere, Muslihiddin Adil Taylan’ın, Cumhuriyet’in ilanından sonra yayınlanmış ilk kitaplardan biri olan, 1923 baskı  “Malumat-ı Ahlakiye ve Medenniye” adlı kitabını bizlerle buluşturacaktır.  Habib adem Pelister’in  yine 1923 baskı “ Ankara ve Avrupa Siyaseti” adlı kitabını  bizlere tanıtacaktır.

 Peki, Harf Devrimi sonrası yayınlanan ilk Latin harfli kitabımız olan, Tevfik Fikret’in “ Tarihi Kadim Doksanbeşe Doğru” adlı kitabının Hasan Ali Yücel rehberliğinde yeni baskısını görmek sizi hiç heyecanlandırmayacak mı?

 Ya, Mustafa Kemal’in “Nutuk”unun  1927 yılı ilk baskısını görmek? Nutuk’un, Osmanlıca olduğunu, olabildiğini çocuklarımıza göstermek! Ne yazık ki, hala insanlarımız arasında Nutuk’un Osmanlıca olduğunu duyduğunda ve gördüğünde şaşırıp kalan, “olamaz!” nidaları atanlar var!

 Ya da 1930 baskılı  “Vatandaş İçin Medeni Bilgiler” adlı kitabın altında yalnızca “Afet” yazdığında, bunun Afet İnan olduğunu bilmeyenler!

 Bu yönüyle “Cumhuriyet’in 1000 Kitabı” adlı Kitap Sergisi, kronolojik bir süreç içinde, bizlere Harf Devrimini, Soyadı Kanunu’nun kabulü gibi, bugün unutulmuş gitmiş bazı kazanımlar dahilinde, Cumhuriyet Tarihi’nin de yeniden açılmasına bir imkan oluşturacaktır.

 İşte belki de sırf bu yüzden, “Cumhuriyet’in 1000 Kitabı” adlı Kitap Sergisi can ve hayat bulmalı, mutlaka gerçekleşmelidir. Bunun için de Cumhuriyet’ten güç almış tüm vatandaşlar bu sergiye maddi ve manevi katkılarıyla destek olmalıdır.

 

 

Bir Cevap Yazın