Köy Enstitüsü Kültürü Üzerine Küçük Notlar: 1

Uzun anılar  ve tefrikalar arasında bazı önemli ama küçük noktaları görmemezlikten gelmek veya görememek mümkün oluyor. Ne var ki, bu küçük noktalar bazen o kadar önem ve değer taşıyor ki şaşmamak mümkün değil.  Geriye dönüp, “ nasıl bunları görmemişiz, nasıl atlamışız” diye yakınmamız da boşuna değil.

 Hemen itiraf etmeli ki, bu görülmeyen ya da atlanılan sanılan şeylerin, kaynaklığını eden kişiler de, çoğu kez tarihe tanıklık ettiklerinin de farkında olamıyorlar.  Ya da zamanlarında bir sürecin gerekliliği gibi hususların, bugüne kalmış izleri, gerçek bir tanıklılık ortaya koyuyor.Konu ve tanıklılık Köy Enstitüleri olunca, bu küçük noktalar gerçekten de daha büyük bir önem ifade ediyor.

 Yayın hayatına 1 Mart 1961 Tarihindeki ilk sayısıyla başlayan ve yazarları ile içerdiği konular itibariyle Köy Enstitüsü Kültürünü yaşatma ve anma amacı güden İMECE  Aylık Fikir ve Sanat Dergisi’nin, isim babalığını, Sabahattin Eyuboğlu’nun yaptığını bilen kaç kişi vardır ?

 Ne önemi var diyebilirsiniz belki!  Anlatalım.  İsmail Hakkı Tonguç’un ölümünün hemen sonrası ( İ.H. Tonguç’un vefatı 24 Haziran 1960) Yani 1960 yılının Temmuz ya da Ağustos ayları.

 Hürrem Arman Ankara’dan kalkıp İstanbul’a arkadaşı Şerif Tekben ile görüşmeye gider. Görüşmelerinin ardından beraberce Sabahattin Eyuboğlu’nu ziyaret etmek isterler. Eyuboğlu, bir kalp krizi geçirmiş, evinde istirahat etmektedir. Üstelik çok sevdiği bir adamı da yakın bir süre önce kaybetmiş olmasının, ayrı bir acısını ve burukluğunu içinde taşımaktadır. O’nu, olsa olsa, ancak kaybettiği adamın, diğer yakın dost ve arkadaşları teselli edebilir. Ziyaret böylesine bir ortamda gerçekleşir: Hürrem Arman ve Şerif Tekben, görüşme yasağını delerek kendisine konuk olurlar.

 Bu kısa konuklukta başka nelerin konuşulduğu hakkında fazlaca bilgimiz yok. Ancak Arman ve Tekben, kendisine bir dergi çıkarma arzularını ifade ederler. Eyuboğlu, heyecanlanır, sevinir. Konuşamaz.  Kendilerine ertesi gün yine gelmelerini ister. Arman ve Tekben, ertesi günü gittiklerinde, Dergi’nin adını, bir kağıda yazılmış olarak ellerine alır ve okurlar: İMECE

 Arman ve Tekben yıllarca aynı konulara kafa yormuş, aynı çözümler üretmiş iki insan olarak heyecanlıdırlar. Bu heyecanlarını, Hasan Ali Yücel ile paylaşmak isterler. Kalkıp beraberce Yücel’in evine giderler. Yücel de çok yakın bir çalışma arkadaşını yitirmiş olmanın acısını ve eksikliğini taşımaktadır.  Bu iki insan ile konuşmak, tesellisinin ve yeniden  başlamanın bir sebebi olabilecektir.

 Bu konuklukta da başka neler konuşulduğu hakkında detaylı bilgimiz yoktur. Bildiğimiz kadarıyla, Arman ve Tekben’in Dergi çıkarma kararları konuşulmuş,  Eyuboğlu’nun önerisi görüşülmüştür. Yücel çok sevinir. Çok heyecanlanır. Yeniden başlamak budur işte! Devam eder Yücel: Yetmez, bir de Dernek kurmalıdır. İş daha tam olur.

 Bu kez, kurulacak  Dernek adı da Yücel’den gelir. Köy Enstitülerini Sevenler Derneği.

Yücel o kadar heyecanlanır ki, Tekben’e İstanbul’da çalışmaları hemen beraberce yürütmeyi, Arman’ın ise çalışmalarını Ankara’da sürdürmesine başlanılmasını önerir.Kısa süre sonra Yücel Ankara’ya dönecek ve oradaki çalışmalara devam edecektir. Dernek Merkezi, Ankara olacaktır.

 İMECE, yayın hayatına başladı. Ekim 1970 Tarihinde yayımladığı 112. sayıya kadar hayatını sürdürdü.  Dernek gerçekleşmedi.

Bir Cevap Yazın