Bir Yılbaşı Hikayesi Üzerine

“O, evin en uslu oğluydu aslında.” Cümlesiyle başlayan kısa bir hikaye girişinin uğultuları hayli fazlaca oldu. Arkadaşlar çeşitli yollarla mesajlarını gönderdiler, arayıp merak giderdiler.Mesajlarını bu yazının altına “yorum” olarak yazamayışımın sebebi var. Çünkü o yazıyı ben ilk olarak mail olarak Yeni Yıl tebriği olarak göndermiştim. Dolayısıyla da mesajlar, mail kutuma gelmiş oldu. Dolayısıyla oradan alıp da bu yazının altına koymak pek uygun olmadı. Belki de o yazımı hiç bir arkadaşım daha bu sayfadan okuyamadı zaten.

Arayanların çoğu, hikayenin devamın merak ettiğini belirtti. Bir kısmı, tek başına bile güzel bir yazıydı dedi. Kimi de yazıda kendini buldu, ” O” kim dedi yalnızca. En güzel mesajı İstanbul’dan bir arkadaşım yazdı. Henüz yüzyüze gelmediğimiz, ama mesajlarla birbirimizi arayıp,sorduğumuz bir arkadaşım. Dedi ki; Hikaye Kitabınız da mı var? Alıp, okumak isterim.

Hikayenin devamı yazılacak mı bilmiyorum henüz. Ya da nasıl yazılacak? Ne zaman yazılacak?

Yazmasam kızacaklar var; yazsam kıymeti kalmayacak. Yıl Başı geçti. Evet Yıl Başı geçti. Neredeyse yıl yükenmek üzere! Oysa, o hikaye bir Yıl Başı hikayesi idi. Hani mevsimlik hikayeler, filmler vardır,siz daha onu okumadan,izlemeden havasına girer, ruhiyatına bürünürsünüz, işte o hikaye de, o türdendi.

Ama gelecek yılın başını da beklemez herhalde bu yazının devamı. Bir çözüm bulacağız sanırım. Yazacağız. O uslu çocuğu çatı aralığından indireceğiz. Bakalım nasıl inecek, neyle inecek. Elindekini nasıl indirecek?

Daha önce böylesine bir çatı aralığına çıkmış, deneyimli bir çocuk hikayesine tanıklık yapmış biri var ise aramızda mesele yok. Onun tecrübeleri bize yol gösterir. Hele küçücük bir çocuğun eline sığmayacak kadar birşeyin taşınıp, aşağıya indirileceğini bilen biri varsa, harika olur doğrusu.

Peki, aşağıya inmeye çekinip, orada kalmayı düşünen o küçücük çocuk aklı var mıdır kimsede ? Üstelik bir Yıl Başı günü. Hani orada kalınabilirmiş gibi. Görülmez olup, bulunamazmış gibi. Sanki  Yıl Başı O’nu kurtarırmış gibi.

İyi ama, siz hiç çocuk olmadınız mı? Gerçekten evin en uslu oğlumuydunuz?

Bir Cevap Yazın