Nostalji Takvimi- Nisan

Yine bir Nisan günü, 1 Nisan’da ayın takvimi yazısını yazacağım.Hani nerden duyduysam duydum ya, hep yazıyorum; ayların en zalimindeyiz. En zalim ay.

Hani baharın en hareketli ayı ya; ondandır zalimliği belki de. Ağaçlar yapraklanacak diye, ortalık yeşillenecek diye her halde. Kalpler taşacak, akacak diye herhalde.

Leylekler görülecek, evler, bahçeler şenlenecek diye.

Herhalde kendimize, sevdiklerimize biraz daha sıcak bakacağız diye. Hoşgöreceğiz, cesaretleneceğiz diye. İşte bunlardan diye, Nisan zalim olsa gerektir.

Sular çoşacak, nehirler taşacak diye.Güller açacak, renkler karışacak diye. İşte bunlar için olsa gerek Nisan’ın zalimliği.

İnsanlar evlerine geç girecek, sokaklar dolacak diye belki de.Belki de şarkılar söylenecek diyedir, Nisan’ın zalimliği.Belki de bedenler açılacak, koynumuza rüzgar girecek diyedir kim bilir? Kim bilir uzun gecelerin bir sitemidir yalnızca, kıskançlığı, çekememezliğidir.

Yollardaki tozların artmasına, polenlerin uçuşmasınadır bu zalimlik. Bahar yağmurlarına yakalanmanın bir küçücük sitemidir belki de.

Derslerin çekilemez oluşuna, teneffüslerin bitiverişinedir  bu zalimlik.Çağlaların dayanılmaz cazibesine kapılıp sonra yürüyememektir, dallara uzanarak aşırıvermektir.

Nisan zalimdir. Hele ki 1 Nisan çok zalimdir. Benim için hele pek zalimdir. Bir Nisan şakasına heyecan ile kapılıp gidişimin de tam 40’ıncı yıldır. Yaşadığım yaklaşık o 5 dakikanın kırkıncı yılıdır.

Eğer kayıtlar duruyor ise TRT radyolarında, zalimlik elbet anlatılır.

Nisan güzel aydır nihayetinde; güldür. Gül.

Bir Cevap Yazın