Yazıyla devam etmek..

Hatırlayacaksınız yaklaşık 10 ay önce karşılaştığımız ilk günden itibaren ” Yazıyla başlamak” başlıklı yazımla beraber olduk. Söz vermiştik yazı yazmaya, söz vermiştik yazı olmaya.
Aslında hayatta yapabileceğimiz en güzel şeydi yazı yazmak. Ne yazık ki, keyfe keder kaldı hep. Oysa biraz “iş” olmalıydı; oysa biraz “mecburi” olmalıydı. Ekmek kapısı olmalıydı. Keşke “ekmek kapısı” olsaydı. Olabilseydi.
Yazıyla devam etmek gerek, yazıyla devam etmek. Yazıya doymak mümkün olmadığına göre, yazıya sarılmak gerek.
Yıllarca şiir yazmış, aşk mektupları yazmış biri için yazı yazmak aslında zor olmasa gerek. Olamaz da. Ne var ki, şiirsiz ve aşksız kalınca yazmak biraz zor oluyor.Ne denmiş; ” Aşkın şiiri yazılır,gerisi hikaye”. Veya buna benzer bir sözdü doğrusu. Şiir yazıldıysa aşk vardır diyor; eğer aşk yoksa ancak hikaye olur diyor kısaca.

Geriye dönüp baktığımızda şiir de yazmış, hikaye de yazmış biri olarak, ne demeli bilmem.
Kısaca, yazıyla devam etmek gerek diyoruz.Yazıyla devam etmek.

Bir Cevap Yazın